Hükümet, göçmenleri Türk ekonomisine katkı verecek şekilde iskân etmeyi planladı. Çünkü muhacirlerin büyük kısmı çiftçi veya yarı vasıflı işçilerden oluşmaktaydı. Dolayısıyla göçmenlerin önceki hayat şartlarına uygun yerlerde iskân edilmelerine karar verildi. Buğday ekimi yapanlar buna uygun bölgelere, tütün ekimi yapanlar tütün bölgelerine, hayvancılıkla uğraşanlar dağlık bölgelere, ovalarda yaşayanlar da ovalarda iskân edildiler. Genel olarak yerleşim stratejisi göçmenler için yerleşim yeri kurmak yerine mümkün olduğunca mevcut yerel koşullara uyum sağlamaları mevcut köylerin 20-25 hane genişletilmesi planlandı. Bu politikalar çerçevesinde, muhacirlerin çoğu 63 ilin 44'ünde, halkın yanına yerleştirildiler. Göçmen aileler mevcut köylerin çeşitli yerlerine dağıtılmış veya yeni inşa edilmiş köy veya kasaba banliyölerine yerleştirilmişti. Devlet, dağlık bir bölge olması ve Sovyet sınırına yakınlığı nedeniyle Doğu Anadolu'ya iskân bölgesi dışında tuttu. Muhacirler, Karadeniz'de Ordu'dan başlayarak Erzincan, Tunceli, Elazığ, Malatya ve Maraş'ı içine alan güneyde Hatay'ın doğusundaki Türkiye-Suriye sınırına kadar uzanan bölgenin batısına yerleştirildi.