Cem Vardar

Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fransa
Britanya ile birlikte Fransa, modern sömürgeciliğin ve dinamik yayılmacı siyasetin öncü ülkesiydi. Hindistan'la ticareti geliştirmek için 1664 yılında Fransız Doğu Hindistan Kumpanyası'nın kurulması, Pondicherry ve Chandernagore'de 1671 ve 1688 yılları arasında ticaret merkezleri oluşturulması bu gelişmenin habercisiydi. 18. yüzyılın ilk yarısı boyunca, pamuk, yün ve şeker gibi Fransa'nın kırsal bölgelerindeki sanayi kollarına dayalı Fransız sömürge ticareti dört katına çıktı. Fransa'nın Hindistan'la ticareti on kat artarken bu ticaretten elde edilen kâr yüzde 25 seviyesindeydi. Fransa, dünya ticaretinde üstün olma iddiasıyla ortaya çıkan üçüncü Avrupalı güçtü ve 18. yüzyılda bu konumunu önemli ölçüde pekiştirdi. 1715 yılında, Fransa'nın dünya ticareti içindeki payı Britanya'nın yarısı kadar bile değilken, 1780'lerin ortalarına gelindiğinde Fransız ticaret hacmi Britanya'nınkini geçmişti.
Sayfa 38 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Fransa'daki gelişmeler
Diğer taraftan, 17. ve 18. yüzyıllarda mutlakiyetçi devletin örneğini teşkil etmiş olan Fransa da güçlü bir Avrupa ülkesi olarak tarih sahnesindeki yerini aldı. Fransa'nın nüfusu 1715 yılında 19,3 milyon iken 1788 yılında 26,6 milyona ulaştı ve Britanya'nın nüfusunu, sırasıyla 2,7 ve 2.8 katı aştı. Fransa'da kişi başına milli gelir Britanya'da olduğundan daha yüksekti ve 17. yüzyılda Fransa daha güçlüydü. Fransa, Güneş Kral XlV. Louis'nin yetmiş iki yıllık hükümdarlığı sırasında, en güçlü orduya sahipti ve sömürge toprakları en geniş ülkelerden biri haline geldi. 1618 ile 1648 yılları arasındaki Otuz Yıl Savaşları, 1672 ile 1678 yılları arasında Birleşik Eyaletler'e karşı giriştiği ve zaferle çıktığı savaş, Fransa'yı Kıta Avrupası'nın en güçlü ülkesi konumuna yükseltti.
Sayfa 38 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Hollanda ekonomisi
Birleşik Felemenk Cumhuriyeti, en gelişmiş dönemini 1650 ve 1660'lı yıllarda yaşadı ancak bu tarihten itibaren çöküşe geçti. Bir yüzyıldan daha uzun bir süre sonra, Hollandalıların üstünlüğünün temel kaynağı ve sembolü olan Hollanda Doğu Hindistan Kumpanyası iflas etti. Ülkedeki gıda işleme ve gemi inşa sanayileri zayıfladı, doğal afetler yüzünden tarım zarar gördü ve salgın hastalıklar nedeniyle çiftlik hayvanlarının büyük kısmı yok oldu. 1720'den sonra kentlerde de çürüme başladı. Hollanda'da organik kaynaklara dayalı gelişmiş ekonomi o dönem için potansiyelini tüketti ve bir sonraki aşamaya geçmeyi veya Britanya'nın minerallere dayalı genişleyen, yenilikçi ekonomisi ile rekabet etmeyi başaramadı. Rekabet halindeki büyük güçler, Britanya ile Fransa, bu durumdan çok iyi faydalandı ve Hollanda'nın iktisadi büyümesini engellemek için ellerinden geleni yaptı. Hollanda'nın 16. yüzyıldan itibaren sağladığı iktisadi gelişmelerde askeri güç önemli rol oynamaktaydı. Diğer taraftan, 17. ve 18. yüzyıldan boyunca Hollanda birkaç savaşta yenilgiye uğradı. Aynı zamanda, Britanya'nın İspanya'ya Birleşik Flemenk Cumhuriyeti'ne ve Fransa'ya karşı girişip başarıyla sonuçlandırdığı bir dizi savaş, Britanya'nın yükselişe geçmesine katkıda bulundu.
Sayfa 37 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
16.yüzyıl-19.yüzyıl Dünya Ticaret Ağı
Hollanda'da görüldüğü üzere, İngiltere'de modern bir toplum ve gerçek bir pazar ekonomisi gelişti; İngiltere de evrimini tamamlayıp ticarette ve denizlerde güç sahibi bir ülke haline geldi. Yine Hollanda'ya benzer bir şekilde, İngiltere de yeni oluşmakta olan "modern ticarete" hâkim oldu. Her iki ülke ekonomisi de başlangıçta modern işbölümüne göre yapılandırılmıştı; üretilen malları satın alabilecek piyasaların sürekli genişlemesi nedeniyle ekonominin yönü değiştirilip ticari mal üretimine ağırlık verildi. İngiliz tüccarlar, toplu tüketim mallarından çok büyük miktarlarda taşıyordu. Üç köşeli bir Atlantik ticareti oluştu: Tüccarlar tekstil ürünlerini ve diğer mamülleri gemilerle Avrupa'dan Afrika'ya taşıyor; Afrika'dan satın aldıkları köleleri denizaşırı kolonilere götürüyor; buradan satın aldıkları şeker, rom, kahve, pamuk, çivit ve diğer malzemeleri gemilerine yükleyip tekrar Avrupa'ya dönüyordu. "Britanya imalat sanayisi, Amerika'daki tarım ve Afrika'daki köle ticareti birbiriyle derinden ilişkiliydi."
Sayfa 34 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı