Cem Vardar

Lutherci Almanya
19. yüzyıldaki eğitim, Lutherci Almanya'da devrim niteliğinde değişikliklerden geçti ve birkaç Avrupa ülkesine örnek teşkil etti. Luthercilik, Martin Luther'in ortaya koyduğu eğitim hedeflerine ulaşmaya çalışan 17. yüzyıl Almanya'sında devletin resmi dini olarak benimsendi. Prusya'da 1763 yılında hayata geçirilen eğitim düzenlemesi, halka açık temel eğitimi sanayileşmeden bir yüzyıl önce başlattı. Bu alandaki gerçek atılım, Almanya'nın eğitimde yaptığı devrimlerle diğer tüm ülkeleri geride bıraktığı Napolyon savaşları döneminde meydana geldi. 18. yüzyılın ortalarında, Almanlar arasında okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 20'ye düştü ve bunlar toplumun en yaşlı kesimiydi. Hans-Ulrich Wehler'in dikkat çektiği üzere, İngiltere'de liberal siyasi kültür belirgin bir ağırlık taşımakla birlikte, Almanya'ya kıyasla, bu ülkede eğitim sistemi demokratik değil iken ve temel eğitim göz önünde bulundurulduğunda okul sistemi gelişmemiş iken, muhafazakâr ve otoriter Almanya'nın hem Fransızların hem Britanyalıların aynı seviyede imrendiği açık, demokratik ve kapsamlı bir okul sisteminin temsilcisi olması fazlasıyla ilginçti.
Sayfa 93 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Britanya'da ortaöğretim
16. yüzyılın ortası ile 17. yüzyılın ortası arasındaki dönemde Britanya'da meydana gelen önemli bir pedagojik atılım ülkenin eğitim seviyesini yükseltti. 1660'a gelindiğinde, genç nüfusun yarısı zaten okuma yazma biliyor, ilgili yaş grubundakilerin onda biri ila sekizde biri ortaokula devam ediyordu. (Modernitenin ilk yüzyıllarında temel matematik bilgisi çok daha yüksekti.) On sekiz ile yirmi dört yaş arasındakilerin yüzde 2,5'i üniversiteye gidiyordu. Yine de Britanya, garip bir şekilde modern eğitimin öncülüğünü yapmamıştı. Britanya'da sanayide çalıştırılan çocuk işçi sayısına kısıtlama getirildi ve işçi sınıfına mensup çocukların okullara kaydedilmesi ancak 1830 ve 1840'lardaki fabrika yasaları ile mümkün kılındı. Parasız ve zorunlu eğitim ancak 1870'teki eğitim yasasının ardından genele yaygınlaştırıldı. Aynı zamanda, ortaöğretim, ücreti yüksek kurumların ya da vakıfların tekelinde olmaya devam ediyordu. Ortaöğretim sisteminin en tepesinde "devlet" okulları, aslında iyi eğitimli, zengin ve toplumda kabul görmüş sınıfların oluşturduğu bir azınlığa hizmet veren pahalı özel yatılı okullar vardı. 1900 yılında bile, ortaokul çağındaki yetmiş çocuktan sadece biri okula devam etmekteydi. Yerel makamların on dört yaşından küçük tüm çocukları ortaöğretime göndermesini ve teknik eğitim aldırmasını şart koşan 1902'deki Balfour yasası bu durumu sadece bir nebze iyileştirdi.
Sayfa 92 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
1000k
Daha da önemlisi, dergilerin yayımlanması, yayınevlerinin kitap basıp satması bu dönemde gerçekleşti. 1812'de rotatif silindirin (ve hemen arkasından rotatif baskı makinasının) icadından 1830'larda buhar gücüyle çalışan mekanik matbaaya, 1880'lerde geliştirilen linotip ve monotip makinelere kadar uzanan matbaacılıktaki yenilikler baskı maliyetlerinin bir anda büyük ölçüde azalmasına yol açtı. 1810'dan önce, Fransa'da her yıl yaklaşık 1000 kitap (nüsha değil) basılırken bu sayı 1815'e gelindiğinde 3300'ün, 1830'da 6700'üstüne çıktı ve 1875 yılında 14000'i buldu. İnsanların okuma alışkanlıkları da değişim geçirdi. Az sayıdaki kitabı tekrar tekrar okumak yerine, eğitimli insanlar aynı anda birden fazla kitabı okumaya başladı ve sürekli yeni kitapları arar hale geldi. Evlerde aile fertlerinin ve kafelerde diğer insanların da duyabilmesi için kitapların yüksek sesle okunması yaygın bir pratik halini aldı...
Sayfa 86 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Beygir gücü - James Watt
Buharlı motorun kapasitesini beygir gücü cinsinden ölçmek de Watt'ın icadıydı. 1782 yılında bir hızarhane, Boulton ve Watt şirketine, on iki atın yerine geçecek kapasitede motor siparişi verdi. Değirmenin sağladığı kesin verilere göre bir at 15 tonu bir dakikada 0,3 metre kaldırabiliyordu. Watt, buharlı motorun kapasitesini buna göre hesapladı ve bu birime beygir gücü adını verdi... Bir yüzyıl boyunca, James Watt'ın buharlı motoru sanayinin ve taşımacılığın makineleşmesinin motoru ve asli enerji kaynağı vazifesi gördü. Bu icat, 19.yüzyıl boyunca Avrupa'daki sanayileşmenin anası haline geldi.
Sayfa 67 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَىِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۚ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَاتَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِى الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ى سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَاتَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُواالزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌرَح۪يمٌ‌ـ﴿٢٠‌ـ﴾ 20- (Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir. {Sahâbe-i kiramın bir kısmı, Resûl-i Ekrem'e uyarak gecenin önemli bir bölümünü ibadetle geçiriyorlardı. Sabaha ne kadar kaldığını kestiremediği için ihtiyaten bütün
Din