Cem Vardar

Dedeağaç (Demiryolu şirketi kasabası)
1870'li yıllardan önce Dedeağaç kasabasının kurulduğu yerde kalıcı bir yerleşme mevcut değildi. Bölgenin fiziksel durumu, 1870'lerin başında yalnızca birkaç kulübe ve birkaç ahşap barakadan oluşan ve sahilinde yalnızca bir küme halinde balıkçı kulübesi olan bir yer şeklinde tasvir ediliyordu. Ayrıca geniş bir alanda yapıları yıkılmış bir Bektaşi tekkesi külliyesinin kalıntıları ve çok sayıda derviş mezarları da vardı. Hem Osmanlı hükümeti hem de müteahhit firma, demiryollarının ticari verimliliğini arttırmak için Ege kıyılarında lojistik bir liman inşa etmenin ve demiryolu hattıyla bağlantısını kurmanın önemini fark etmişti. Girişimciler, iç coğrafyalarda inşaat işleri için ahşap travers, balast ve gerekli makine ve ekipmanla, demir raylarının taşınmasının kolaylığı nedeniyle bu limanı kullanmayı tercih etmekteydi. Bunun üzerine imtiyaz sahibi şirket hızla şantiye çalışmalarına başladı ve 1872 yılında Dedeağaç ile Kuleliburgaz arasındaki bağlantıyı tamamladı.
Sayfa 237 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓى اَكْرَمَنِۜ‌ـ﴿١٥‌ـ﴾ 15- İnsan var ya, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde "Rabbim bana ikram etti" der. وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓى اَهَانَنِۚ‌ـ﴿١٦‌ـ﴾ 16- Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise "Rabbim beni önemsemedi" der. كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ‌ـ﴿١٧‌ـ﴾ وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ‌ـ﴿١٨‌ـ﴾ وَتَاْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّاۙ‌ـ﴿١٩‌ـ﴾ وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّاۜ‌ـ﴿٢٠‌ـ﴾ 17-18-19-20- Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz. {Cahiliye devrinde Araplar, mirastan kadınlara, çocuklara ve yetimlere pay vermezlerdi.} كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكًّا دَكًّاۙ‌ـ﴿٢١‌ـ﴾ وَجَٓاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّاۚ‌ـ﴿٢٢‌ـ﴾ 21-22- Ama yeryüzü parça parça döküldüğü, Rabbin(in emri) geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman (her şey ortaya çıkacaktır). وَج۪ٓىءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ وَاَنّٰى لَهُ الذِّكْرٰىۜ‌ـ﴿٢٣‌ـ﴾ 23- O gün cehennem getirilir, insan yaptıklarını birer birer hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var! يَقُولُ يَالَيْتَن۪ى قَدَّمْتُ لِحَيَات۪ىۚ‌ـ﴿٢٤‌ـ﴾ 24- (İşte o zaman insan:) "Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!" der. فَيَوْمَئِذٍ لَايُعَذِّبُ عَذَابَهُٓ اَحَدٌۙ‌ـ﴿٢٥‌ـ﴾ 25- Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez. وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُٓ اَحَدٌۜ‌ـ﴿٢٦‌ـ﴾ 26- O'nun vuracağı bağı kimse vuramaz. **يَٓا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُۗ‌ـ﴿٢٧‌ـ﴾ اِرْجِع۪ٓى اِلٰى رَبِّكِ
Din
Gerçekleşmeyen revize devam projeler..
Yirminci yüzyılın başından itibaren, Manastır'ı doğrudan Avrupa ağına bağlamak için Üsküp ile Manastır arasında Pirlepe üzerinden doğrudan bir hat öneren başka bir proje değerlendirmeye alındı. Ancak Şark Demiryolları ve Selanik'teki ticaret camiası muhtemelen böyle bir öneriyi engelleyecek kadar güçlüydü, zira böyle bir projenin gerçekleşmesi Selanik limanının ekonomik hinterlandını daraltmak gelmekteydi ve tüccarlar pazarlarının bir kısmını Manastır'a bırakmak istemiyorlardı. Balkan Savaşları başlayana dek, Manastır ile Avrupa pazarları arasında çok az doğrudan ticaret vardı. Zira Selanik bu bölge için yegâne erişim limanıydı ve Manastır'da hâlâ gümrük olmadığından tüm malların buradaki gümrükten çekilmesi gerekiyordu. Sonuç olarak, Manastır tüccarları genellikle yabancı şirketlerin yerel acentesi veya alt acentesiydi ve Selanik'te temsil edilmeleri gerekiyordu. Hattın tekel olması ve tüccarın insafına kalması nedeniyle demiryolu taşıma maliyeti pek çokları için hâlâ fazlaydı. Nihayet 1911 yılında yapılan bir arazi incelenmesi, Selanik-Manastır hattının uzun süredir âtıl kalan uzatma projesinin yeniden canlandırılmasına yol açtı. Araştırma 1912 yılı sonunda tamamlanacaktı; ancak 1912'de Balkan Savaşı'nın çıkması nedeniyle bu çaba yine kesintiye uğradı.
Sayfa 229 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Karaağaç istasyonunun enteresan kaderi
Ardı sıra gelen savaşlar, siyasi çatışmalar ve değişen sınırlar, Karaağaç'taki istasyonun kaderini belirledi. Balkan Savaşları ve I.Dünya Savaşı'nın ardından, Osmanlılar Trakya ve Balkanlar Yarımadası'nın önemli bir bölümünü terketmek zorunda kaldılar. 2000 kilometrelik Osmanlı Balkanları demiryollarının sadece 337 kilometresi Türk topraklarında kaldı. Karaağaç, 1923 Lozan Antlaşması'yla Yunanistan'ın savaş tazminatı olarak Türkiye'ye katıldı ve bu nedenle Kurtuluş Savaşı'nın ardından sembolik bir öneme sahiptir. Ancak, Lozan'da Yunanistan ve Türkiye arasına çizilen sınır hattı, Uzunköprü istasyonunu geçtikten sonra demiryolu raylarının Yunanistan topraklarına girmesi ve bir süre sonra tekrar Türk topraklarına dönmesi gerektiği için başka bir sorun yarattı. Kısa sürede, bu iki ülke arasında bir sorun haline geldi ve seyahat süresinde önemli bir gecikmeye neden oldu. Sorunu çözmek için 1929'da Şark Demiryolları Şirketi ile Türkiye Cumhuriyeti arasında sadece Türk topraklarından geçecek yeni hatların kurulması için yeni bir anlaşma imzalandı. Şark Demiryolları şirketi 1937'de Türk hükümeti tarafından millileştirildi ve devaralındı, ancak yeni hatların kurulumu 1971'e kadar gecikti. Proje başlatıldığında, Edirne'nin doğu tarafında yeni bir istasyon inşa edildi. Kıbrıs Çıkarması sonrasında Yunanistan ile artan gerginlik nedeniyle Karaağaç istasyonu geçici olarak bir askeri karakol olarak kullanıldı. 1977'de Edirne'de kurulan Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'ne devredildi; başlangıçta bir misafirhane olarak işlev gördü, ardından Trakya Üniversitesi'nin rektörlük binası olarak hizmet verdi. Şu anda, üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi'ne ev sahipliği yapmaktadır.
Sayfa 220 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Dedeağaç hattının ana hatta bağlanması
Dedeağaç'ın fiziksel gelişiminin ivmelenmesi 1890'lı yıllara denk gelir. Selanik-İstanbul iltisak Hattı Şirketi'nin Şark Demiryolları Şirketi'ni liman, gümrük ve liman yakınındaki depolama tesislerini kullanmaya razı etmesiyle ilk teşvik edici güç, Selanik-İstanbul iltisak Demiryolu'nun Dedeağaç'a kadar uzatılmasının sağlanması oldu. Daha önceleri hat Dedeağaç'a uğramadan, kasabanın kuzeyinden geçiyordu. Bu durumun nedeni Osmanlı Genelkurmayı'nın hattın tamamının deniz kıyısından en az 15 kilometre içeriden, dolayısıyla denizden yapılacak bombardımandan etkilenmeyecek şekilde tasarlanması ile ilgili talebiydi. Ancak inşaatın tamamlanmasından bir süre sonra hat Dedeağaç'a da bir makasla uzatıldı. Bunun ardından iltisak Demiryolu Şirketi şehrin kuzeyinde, yerleşim bölgesinin kuzey ucunda, ticari alana uzak bir yerde bir istasyon yerleşkesi inşa etti. Ayrıca şehrin bu kesiminde Osmanlı ordusu ihtiyaçları için bir askeri istasyon ile bunun yan başında küçük bir kışla da tesis edildi.
Sayfa 191 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı