(Önemsiz de olsa spoiler içerebilir) Kesinlikle okuduğum en sürükleyici kitaplardandı (kendi nezdimde). Olayların özellikle rutin ve sıradışılığın normal standartlarda olduğu olay örgüleri hep hoşuma gitmiştir. Alafrangalığa özenmek için yapmacık bir kimlik giyerek insanların kendini gülünç duruma düşürdüğü ve aslında kendi özü gibi davrandığında düşündüğü kişiden çok da "iyi" bir insan olma fırsatını harcadığı konusuna girmiyorum bile. Yeterince "iyi" isen çevren tarafından örnek gösterilmemek zordur zaten. Felatun bey bunu yapmıyor. Kendi gibi davranmıyor daha doğrusu ben bu kişiyim yaftasını yansıtmaya çalışıp entel gözükmeye çalışıyor. Bakarsanız kendisi zaten enteldir ama bu entelliği hem göze sokmaya çalışır hem de bilgisiz olduğu konulara da burnunu sokar. Misal Rakım efendi Ziklas ikizlerine Osmanlıca yazmayı öğretirken "o harf öyle yazılmaz" minavilnde bir muhalefet yapar Felatun bey. (Arapça alfabe öğretirken harfler bağlantılı olduğu için misal B yazacakken BBB yazılır ki eli alışsın ve harf başı ortası ve sonunda nasıl yazılacağını öğrensin). Rakım beyin savunma yapmasına gerek kalmadan ortamda o işi bilen diğer insanlar niçin öyle öğrettiğini açıklar ve Felatun bey feci halde utanır. Kendisinin kötü davranışlarını düzeltmeye çalışan insanlara "beni kıskanıyorlar" diye düşünür. Anlayana çok şey anlatmasının yanı sıra kitaptaki olay örgüsü de beni çok içine çekti.
Özellikle yeraltı adamımızın kendiyle çelişmesi çok dikkatimi çekti çünkü bu belki de çoğumuzun yaşadığı bir durum. İnsanlardan kendisini daha iyi ve bilgili gördüğü için onların ne düşündüğünü umursamadığını söylerken aynı zamanda eski arkadaşlarıyla olan buluşmada kendinin daha iyi olduğunu kanıtlamak için her adımını planlıyor. Halbuki kendinizin en iyi ve umursamaz olduğunu düşünüyorsanız bunu başkalarına kanıtlamanıza gerek yoktur. Fakat ne ironiktir ki bunu başkalarına kanıtlamadıkça da gerçek olmadığı ve çevren bunu onaylamadıkça daha iyi olmanın bir önemi olmadığını düşünmeye meyilliyiz.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,4bin okunma
İvan ilyiçin ne kadar düzgün bir hayat sürmesine rağmen hayatının sonlarına geldiğinde, ne kadar çevresindeki en düzgün ve sıradan insan olursa olsun insanların onun ölümünde hala kendine pay çıkarmaya çalıştığını anlıyoruz. Yani insanlara kendinizi beğendirmek için sıradanlaşmayın, neyi doğru düşünüyorsanız onu yapın.