Her ifade, belirli bir değer ile yüklüdür ve bu değerin anlamı, onun hikmetidir; bir ifade, eğer hikmetle dolu değilse, değersizdir. Aynı şekilde, her algı, kendine has bir anlam taşır ve bu anlam hissedilmediği sürece algı da değersizdir. Sözü dikkate almak, bu sebeple, betimleyici hakikatten hikmet hakikatine geçiş yapmak demektir.
Dinine bağlı her inanmış kişi, zorunlu olarak fanatizme saplanmaz.Tarih boyunca dinle ilişkisi taraftarlık veya savunuculuk şeklinde tezahür eden pek çokları "sizin dininiz size, benim dinim bana" kuralına uymuş ve bunu pratiğe de dökmüşlerdir.