Kıyılarındayım işte… Ne isteyebilir ki kırk yerinden kan sızan yaralı bir hayvan, avcısından. Kâküllerinin rüzgârlı ülkesinde bir küçücük yer yürek büyüklüğünde; gözlerinin kahverengi suyundan bir yudum iyilik; gövdemi bir suç, bir fazlalık, gereksiz bir eşya olmaktan çıkaracak bir büyülü dokunuş, parmaklarının inceliğinden. dünyanın kötülüğüne bir küçücük yanıt, sevgiyle. Her şeyin alışverişe döndüğü bu pazarda bir yürek hesapsızlığı. Geldim ve kıyılarındayım işte tüm kirlenmişliğin, tüm arınmışlığımla. Merhaba Ömür hanım, merhaba dünyanın tek olanağı içtenlik, merhaba diplerde ışıyan gelecek düşünü, merhaba benim murat üstündeki yalnızlığım…