Sanki ufuklar bir ölüm hedefi olmuş. Kalbim, mezarlarının beyazlıklarıyla karanlıklar altında yatıyor. Eski mermerlerin arasında mezar taşım perişan bir raksla sallanıyor.
Ahmet Cemil'in yanaklarına hafif bir renk çıkıyor, dudaklarına bir titreme geliyordu. Fakat sesi bir ahenk kadar kulakları okşayan, ruha sıcaklık veren sesi –uçtukça uçuş kabiliyeti artan kırlangıçlar gibi– söyledikçe kuvvet buluyordu.