Selfıe-bağımlılığının da kendini sevmekle pek ilgisi yoktur. Yalnızlaşmış, narsisist benliğin boşta çalışmasından baş ka bir şey değildir. İnsan, içsel boşluk karşısında nafile bir şekilde kendini üretmeye çalışır. Yalnızca boşluk kendini yeniden üretir. Selfıe'ler, boş biçimler içindeki kendiliktir. Selfıe-bağımlılığı boşluk hissini keskinleştirir. Buna öz-sev gi değil, narsisist öz-referans yol açar. Selfıe'ler, boşalmış, güvensizleşmiş bir benliğin güzel, pürüzsüz yüzeyleridir. Bugün insanlar, eziyet veren boşluktan kurtulmak için ya jilete ya da akıllı telefona uzanırlar. Selfıe'ler, boş kendili ği kısa süreliğine gizleyen pürüzsüz yüzeylerdir. Ancak ters çevrildiğinde, kanayan yaralı sırtlarla karşılaşılır. Yaralar, selfıe'lerin arka yüzleridir.
Yeniçağ dindışı Avrupa medeniyeti, Onyedinci yüzyıldan beri birinci şıkkı kendisine fikri ve zihni zemin esas almak tercihinde bulunarak saçmalıktan hareket etmiştir. Saçmalığın kaynağı, en temel ilkeden yoksun olmak. Daha açık bir ifadeyle,Tanrısızlıktır. Öksüz kalmış çocuk ne ise, Tanrısızlık çukuruna düşmüş kişinin durumu odur: Terbiye edici -Rabb-ilk ve sığınılacak son merci -Rahman - inkar eden tutamaksız halde kendi eksik varoluşuyla baş başa kalır. Evrende yapayalnızdır, öksüzdür
Kültürü harab olmuş bir toplumun, maddi direnci de kırılır. işte, bir tarafta maneviyatı silinip maddi direnme gücü sıfırlanmış, dolayısıyla da, sömürgeleştiriImiş bir dünya, öbür yandaysa, yeryüzünün tekmil nimetini devşiren bir anavatan
Üretim için elzem olan parayı üretip elinde tutan Ben isem,tüketilecekler de ancak bende aranılacaktır. Başka bir ifadeyle, üretimin kaynağı ile tekeli benim artık. Madem üretimin kaynağı ile tekeli benim, o halde, dünya da elimde sayılır