Haritanın en beyaz noktasına kan düştü,
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü,
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi,
Hakların temeline sanki bir volkan düştü.
Nurullah Genç/Yağmur Şiiri
Sağ eli birkaç sinirin ucunda sallanıyor. Kan revan elini arkadaşlarına doğru uzatıyor Mehmed Çavuş:
"Allah'mı seven bir kasatura atsın şuna,çalışmamı engelliyor."
Sayfa 143 - Nesil Yayınları/1. Baskı/Mart 2015·Kitabı okudu
Tarihi gerçekleri inkâr etmek suretiyle tarihe ve tarihi yapan kahramanlara sataşmak,yeni bir moda akımı galiba... Önce Fatih Sultan Mehmed'i hedef aldılar, içki içtiğini filan yazdılar. Ardından gemileri karadan yürüttüğünü inkar etmeye kalktılar.
Ardından Ulubatlı Hasan'a sarktılar. Öyle birisinin yaşamadığını yazıp çizdiler.
Nerdeyse "Bizans hiç fethedilmedi,İstanbul sandığımız yer aslında daima Bizans'tır."diyeceklerdi.
Ecdadın yürek vuruşuyla buluşmamış olandan her şey beklenir.
Şimdi de Çanakkale Zaferi'ne ilişkin olarak anlatılan kahramanlık destanlarına 'efsane' olarak niteleyenler türedi.
Ocean zırhlısı,Seyit Onbaşı'nın sırtında taşıdığı 250 kiloluk top mermilerinden biriyle batmamış,mermi 'meçhul' bir yerden gelmiş...
Bir televizyon tartışması sırasında,"Seyit besmele ile topu ateşledi"dediğimde muhattabım allak bullak olmuş,"Bir de hatim indirseydiniz bari,o kargaşada insanın aklına besmele gelir mi?" diye
'bilimsel' bir tepki göstermişti! Anında şu cevabı verdim:"Sizin gibi;besmelesizler dışında herkesin aklına gelir!"
Sehit'in,daha önce hiçbir idman yapmadan ,250 kilodan daha ağır top mermilerini nasıl taşıyıp namluya sürdüğünü 'besmelesiz beslemeler' açıklayabilirler mi?
Sayfa 13 - Nesil Yayınları/1. Baskı/Mart 2015·Kitabı okudu
Anadolu'nun dört bir yanından gelen gencecik vatan evlatları kavrulmuş süpürge tohumunu kemirerek savaşıyor, subaylarımız haftada bir çıkan sıcak çorbalarını bile,"Onlar güzel yemeklere alışkındır,biz nasıl olsa idare ederiz"diyerek ,İngiliz esirlerine ikram ediyordu.
Sayfa 12 - Nesil Yayınları/1. Baskı/Mart 2015·Kitabı okudu