"Ölüm var ayrılık yok. Bizi ölüm bile birbirimizden ayıramaz. Bilakis dünyada hiçbir şey birleştiremezse ölüm birleştirir. Ölüm Allah'ın emri" sözlerini hatırlayarak Sinesaf sine-i safını parça parça etmişti.
+ Loti, asıl sizi tanımalı ve sizinle düşüp kalkmalıydı ki İstanbul'u anlasın, dedim.
Elini genç kızlar gibi ağzına götürerek güldü ve sadece, "Evet" dedi ve ilave etti:
- Ben de onun gibi mezarlardan hoşlanırım. Dünyada en çok sevdiğim ağaç servidir ve en beğendiğim manzara da kabristanların loş, sessiz ve insana dünya ile ahiret arasındaymış gibi bir his veren manzarasıdır.
...
Beni çağırdığını bir defa duyabilsem
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum
ölüm birden boşalmasıdır insanın kendisinden
gizli titreşimler uçar belki boşlukta sesinden
güneş vurunca parıldar görünmez ayak izleri ki
beyhude korularda eski bir yaz gezmesinden
solgun bir gülümseme hani ay büyürken görünür
aynalarda bırakılmış nice yüz birikintisinden
artık hiç olmasa da sonbahar penceresinde o
camların buğulanması her akşam nefesinden
kimsesiz bahçelerde besbelli yalnız dolaştığı
rüzgârsız akşamüstleri yaprakların ürpermesinden