Sena

Aslında iyimserlik de kötümserlik de gerçeklerin içinde var, dedi. Bizim seçmemize, çabamıza bağlı her şey.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Eleştiri, özeleştiri, yergi, savunma, başkaldırma, ola ki bencil bir mutluluk, her şey vardı bu sözlerde. Söylenişindeki bütün sadeliğe, vurgusuzluğa karşı çarpıcı acılık, bu çelişkili karışımdan geliyordu: konuşmaktan başka nemiz var ki?... ya ondan da yoksunsak?..
Nerden, nasıl geleceğini bilmeden, gelecek dehşetli güzel günlere inanıyordu..
Söyleyecek söz kalır mı? Ben, böyleyim... bitti.. artık savunma bile boşuna. Değil mi ki değişmez? O vakit bırakırsın yaşamayı kendi yoluna.
Herkes kendi yolunu izler. İnsan bir ağaç gibidir. Neden kiraz vermiyor diye incir ağacını azarladığın oldu mu? Öyleyse sus!