Bu dünyada her şeyin gizli bir anlamı var diye düşündüm. Her şey, insanlar, hayvanlar, ağaçlar ve yıldızlar hiyerogliftir. Onları heceleyip ne dediklerini anlayacak kişiye ne mutlu! Onlara baktığın anda bir şey anlamazsın, onların gerçek insan,hayvan, ağaç,yıldız olduklarını sanırsın; ancak çok ileride , yıllarca sonra anlayacaksın!..
John Steinbeck’in bu eseri ile ilgili ne yazsam eksik kalacağını bilmekle birlikte bana okurken hissettirdikleri, düşündürdükleri hakkında bir şeyler yazmadan geçemeyeceğim.
Hayat yolculuğunda insanoğlu sürekli kendine hedefler koyuyor bu hedeflerle beraber tabii hayaller de kuruyor ve elinden geleni belki de elinden gelenin daha da fazlasını yapmaya çabalıyor. Son bir yılda öğrendiğim şey ise bir şeyi çok istememek ve akışa teslim olmak çünkü bazen biz o hayalin peşine takılıp giderken hayat tam da dibimize ne fırsatlar sunuyor da göremiyoruz,kaçırıyoruz. İşte bu eseri okurken ben de uyanan hissiyat da bu oldu. Bir şeyi çok istiyor o şey uğruna çok emek veriyor oluşumuz bazen bize mutluluk ve şans getirmiyor , yazgımızı kucaklayıp yeni güzelliklere yer açmamız lazım bence. Yazar bu durumu Kino’nun incisi üzerinden öyle güzel anlatmış ki okurken çok etkilendim. Akıcı dili ve sürükleyici kurgusu ile birkaç saatte bitirdim. Son olarak şunu demek isterim ki;
Yine de hayallerinizin gerçek olmasını dilerim fakat olmazsa da bir yerlerde gerçek incinizin sizi beklediğine dair inancım daim.:)
İyi okumalar dilerim.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma