Snnt

Snnt
Türkçe Öğretmeni
İstanbul üniversitesi
549 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·384 syf.·
2025 18. kitabı
Damızlık Kızın Öyküsü, Margaret Atwood’un 1985 yılında yazdığı, distopik bir geleceği konu alan etkileyici bir roman. Kitap, totaliter ve teokratik bir rejim olan Gilead Cumhuriyeti’nde geçiyor. Çevresel felaketler ve doğurganlık krizleri sonucunda, kadınların toplumsal rolleri sert şekilde belirlenmiş ve hakları ellerinden alınmıştır. Hikâye, doğurgan kadınlardan biri olan Offred’in gözünden anlatılıyor. Onun yaşamı, hem bireysel özgürlük mücadelesinin hem de kadın bedeninin devlet tarafından nasıl kontrol altına alındığının bir tasviri haline geliyor. Atwood eserinde kadın hakları, bireysel özgürlük, iktidar, dinin kötüye kullanımı ve baskıcı yönetim biçimlerini ustalıkla işler. Kitabın atmosferi, okuyucunun sürekli bir tehdit ve korku hissi içinde kalmasını sağlar. Offred’in iç sesi aracılığıyla, hem geçmişin özgürlük dolu günlerine özlemi hem de mevcut rejimin acımasızlığı yoğun bir şekilde hissettirilir. Atwood’un dili sade ama son derece etkileyicidir. Anlatım, çoğunlukla iç monologlar ve geri dönüşlerle zenginleştirilmiştir. Damızlık Kızın Öyküsü, yalnızca distopik bir kurgu değil, aynı zamanda bugünün dünyasına da güçlü bir eleştiridir. Kadınların ve toplumların özgürlüklerinin nasıl tehdit altına girebileceğini gösteren bu roman, zaman zaman rahatsız edici, ama kesinlikle düşündürücü bir okuma deneyimi sunuyor.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,6bin okunma
Reklam
10/10
·672 syf.·
2023 4. kitabı
Alessandro manzonı İtalyan edebiyatının büyük ustalarındandır. Kitabın önsözünde manzonı için Danteyle aynı cümlede adını geçirmeye layık görüleceği tek İtalyan yazar olarak bahsedilir. Seksen sekiz yaşında hayatını kaybettiğinde İtalyada bir gün ulusal yas ilan edilmiş; okullar ve üniversiteler kapatılmış, tiyatroların ışıkları yakılmamıştır. Nişanlılar eseri Renzo ile Lucıa adlı iki aşığın nikahlarının kıyılmaması ile başlar. Buna sebep olan ise haydut Don Ropripo’dur. Haydutun tehditlerinden korkan rahip Don Abbondıo bahaneler sürerek iki aşığın nikahını kıymaz. Bu olaydan sonra Renzo ile Lucıa arasında büyük bir serüven başlar. Kitap özellikle kurgusuyla okuru heyecanlandırma yönünden başarılıdır. Ayrıca Renzo ile Lucıa’nın aşkı, birbirine bağlılıkları etkileyici bir şekilde yansıtılmıştır. Yazar eserinde tarihi olayları, Milano’da yaşanan ayaklanmayı, özellikle VEBA salgınını tarihi belge olacak şekilde kurgu içerisinde başarılı şekilde anlatmıştır.Salgında insanların yaşadıkları zorluklar;hastalığın ilerlemesinin önlenememesi,karantina zorlukları, yaşanılan acılar gerçek hayattan izler şeklinde yansıtılmıştır. Kitabı okurken tek sıkılacağınız nokta her durumda DİN vurgunun yapılmasıdır. Her olayda dini mesajların verilmesi abartıya kaçılmasına sebep olmuştur. Onun dışında Renzo’nun Lucıa’ya aşkı, birbirine bağlılıkları, onca acılar yaşamalarına rağmen aşklarından vazgeçmeyişleri; tarihi olaylar, kurgusu sayesinde okunacak önemli kitaplar arasındadır.
NişanlılarAlessandro Manzoni · İletişim Yayınları · 2021348 okunma
10/10
·832 syf.·
2022 39. kitabı
Thomas Man’ın 25 yaşında kaleme aldığı ilk romanıdır.1929 yılında Nobel edebiyat ödülü alan eserde; zengin ve toplum kurallarına sıkı sıkıya bağlı Budderbrookların kuşak boyunca geçirdiği değişimi ve
BuddenbrooklarThomas Mann · Can Yayınları · 20151,917 okunma
10/10
·240 syf.·
2022 30. kitabı
Romanın başkahramanı Augusto annesini kaybetmiş ve ondan kalanlarla yaşamaya çalışan zengin bir genç adamdır. Augusto hayatı annesinden öğrendikleriyle yaşamaya çalışır. Maalesef bu konuda başarılı olamayan kahramanımız gerçek bir kimlik geliştirememiş, varoluşsal bir başarısızlık örneği göstermektedir. Roman Augusto’nun bir köpeğin geçmesini beklemeye ve o ne yöne giderse onu takip etmeye karar vermesi ile başlar. Sokağın başından köpek yerine piyona öğretmeni olan Evgeniaya rastlar ve o anda onun gözlerine aşık olduğunu düşünerek peşinden gider. Evgenia sayesinde kadınları sevmeyi öğrenir. Bu sayede kendisinde eksik hissettiği sevgi ve sevgiden oluşacak mutluluk kavramlarını arama yoluna gider. Ama ne yazık ki bu güzel duygulara Augusto ulaşamaz. İntihar etmeyi düşünen Augusto bu konuyu konuşmak için kendisini yaratan yazara gider. Romanın en güzel bölümünü oluşturan bu kısımda gerçeklikle kurgusal yaşam iç içe girer ve bunun tartışması yapılır. Gerçek ve kurgu ne kadar hayatımızda? Yaşadıklarımız;hissettiğimiz duygular, sevdiklerimiz ne kadar gerçek? Kitabı okuduktan sonra Augusto’ya çok üzülseniz de onun gibi yaşadığınız acıları birer kurgu olarak geride bırakıp hiçliğe dönmeyi isteyeceksiniz.
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20235,9bin okunma
“Başkasının gözünde olduğunu sandığı kişi değilse peki ya o kimdi?
Puan vermedi·256 syf.·
2022 28. kitabı
İtalyan yazar olan Luıgı Pirabdella’nın en tanınmış ve beğenilen eseridir. Hayatında büyük zorluklar yaşayan yazar(oğlu savaşta yaralanmıştır,tüm varlıklarını kaybettiği için karısı yarı felç geçirip delirmiştir.) eserlerinde bunu yansıtmış karamsar bir yazardır. Biri,hiçbiri,binlercesi eserinde ana karakter olan Moscar’danın hayatı bir gün karısının onun burnunun yamuk olduğunu demesiyle değişir. Bu zamana kadar kendisine yönelik bu değişikliği fark etmeyen Moscar’da büyük bir uyanış içerisine girer. Meğer kendisi hakkında diğer insanlar onun düşündüğü gibi düşünmemektedir. Bugünden itibaren gerçeklik olgusunun peşine düşer. Gerçeğin ne olduğunu ve bunun diğer insanlar arasında nasıl algılandığının cevabını bulmaya çalışır. “Mademki başkaları için bugüne dek kendimce olduğumu sandığım kişi değilim, o halde kimdim ben?” Kitap insanın varoluşu ve kimlik arayışı konularına değinir. Kitabı okuduktan sonra insanların size ait düşüncelerini zerre önemsememeye ve değer vermemeye başlıyorsunuz. Önemli olan insanın kendi içindeki ben’dir.
Biri, Hiçbiri, BinlercesiLuigi Pirandello · Aylak Adam Yayınları · 20185,6bin okunma
Reklam