Sevmek, benliğini geride tutup,onun yerine kendini şunu sormayı gerektirir. Ötekinin ihtiyacı nedir, ne düşünür,ne hisseder,eksiği nedir, ona ne verebilirim?
Her şey bir anlaşma meselesidir, fakat kimse öne çıkmaz,herkes kendini haddinden fazla iş yüklenmiş görür. İlerleyebilmek için herkesin hoşuna giden işi üstlenmesi ve diğer işlere de kendini alıştırması gerekir,sırf onlarla uğraşırken yalnız kalmak istemeyen ötekinin hatırı için bile olsa. En azından önünüzdeki üç ay için bir iş bölümü saptamasının yararı olacaktır,böylece her gün yeni baştan pazarlık etmeye ve münakaşalara katlanmaya gerek olmaz. Nihayetinde esas mesele iş bölümü ve maliye değil,insanın yapıp ettiklerinin öteki tarafından takdir edilmesidir ki onun tarafından kullanıldığınız duygusuna kapılmayasınız.
Sevenler beraberken kendilerini iyi hisseder, birbirleriyle olmaktan sevinç duyar,ortak duyarlılıkları çok olur, birbirlerinde anlayış ve sığınma bulurlar. Bunların hepsine niyet etmek, aşkta mutluluk için emek vermeyi gerektirir, çünkü mutlu tesadüften farklı olarak saadet hissi yalnızca tahrik edilmez, imal de edilebilir.