Dünyada kaç insan varsa, o kadar "ben" var aslında. Her göz beni başka bir çerçevede görür, her zihin beni başka bir anlamla doldurur. Birinin zihninde masumum, bir diğerinde kibirli. Birinde anlaşılır, ötekinde bir bilmeceyim. Kimine göre derinim, kimine göre anlaşılmaz. Aynı ben, binlerce farklı ben’e bölünür; her biri ayrı bir yankıdır bir başkasının içinde.
Öyleyse benlik, yalnızca kendimde değil, başkalarının zihninde de şekillenir. Her bakış beni yeniden doğurur. Kendimi anlattığım kadarıyla değil, anlaşıldığım kadarıyla var olurum.
Ve işte çelişki burada başlar: Ben olmaya çalıştıkça, başkalarının gözünde başka başka "benler" olmaya devam ederim. Kontrol edemem bunu. Çünkü her yorum bir yansımadır; ve yansımalar, aynaların şekline göre bozulur.