Başkalarını da şeytan gibi kötülüğe sürükleyenlerin motivasyon kaynağı sanırım bu:
“Beş ya da on kez kendimi toparlayıp ona doğru gitmek istedim, ama her seferinde ya utangaçlık duygusu ya da belki düşen insan kendine yardım edeni de kendisiyle birlikte sürüklemekten hoşlanır şeklindeki içgüdüsel sezgi beni şiddetle geri çekti;…”
“…yaşamın onun gözlerinden süratle nasıl kaçtığını ve ölümün henüz hayattaki bu yüzün betini benzini nasıl soldurduğunu görünce, kötü şeyler olacağı içime doğdu.
…
İradem dışı ayaklarım beni ona götürüyordu. Tamamen bilinçsizce oldu bunlar, bunu yapan bizzat ben değildim; aksine kimseye bakmadan, kendim ne durumdayım bilmeden çıkışa giden koridora doğru koştum.”
“Ben hiç, doğaya düşen ışık ve gölge gibi tüm renklerin ve duyguların sürekli değişim halinde hızla belirdiği o yüzü seyrettiğim kadar büyük bir heyecanla tiyatroda bir oyuncunun yüzünü seyretmedim.”