1809 yılında Rusya'da doğan Gogol meşhur "palto" kitabıyla adeta kapitalizmin ayak seslerini ta o yıllarda duymuş ve kaleme almıştı. Ki, henüz daha sosyalizme bile evrilmemiş feodalizm yaşanmaktaydı..Sanayi devriminin ayak sesleri henüz yeni yeni olsa da, dünyada henüz para gibi kapital değerler bu kadar öne çıkmamış, önemsenmemişti... Kitaplarındaki sosyal hayata ve tolumsal değerlere ait çok gerçekçi tespitleri ve bu kadar ileriyi gören gözleri eminim beni ve bir çok kişiyi şaşırtmış, hayrete düşürmüştür.
Aynı Gogol 'un "ölü canlar" kitabında şu satırlar geçmektedir. Bir annenin evladına olan öğüdü...
"Dikkat et, Pavluşka: kendini yetiştirmeye bak, ne tembellik et, ne de yaramazlık, hele öğretmenlerine ve senden üstünlere boyun eğmeye çalış. Ne olursa olsun, elinden bir halt gelmiyorsa ve Tanrı sana yetenek vermemişse bile, gene yolunda yürür ve öbürlerini geçersin. Arkadaşlarınla içli dışlı olma, hiç bir iyi şey öğretmez onlar sana. Eğer gerekirse çok zenginlerle düşüp kalk ki, gerektiğinde sana el uzatabilsinler. Kimseye ziyafet çekeyim deme ve bir şey koklatma, daha çok sana versinler diye bak. Daha çok cimri davran, para biriktirmeye çalış, bundan daha sağlam hiç bir şey yoktur dünyada. Bir arkadaşın ya da dostun felaket anında hemen bırakır, oysa para ne olursa olsun bırakmaz seni. Paranın açamayacağı kapı yoktur. "...
Ne kadar korkunç, ne kadar iç acıtan hatta utandıran bir öğüt..Gogol, paranın bu kadar öne çıkması ile ahlaki ve etik yozlaşmanın geleceğini görmüş adeta bir psikolog, sosyolog gibi tespitlerde bulunmuştu... Yaşasın içimizdeki vicdan, adalet, eşitlik, merhamet duygusu...