Niyetinin saflığına ulaşmış bir anne baba bir insanın anavatanının onun çocukluğu olduğunu bilir. Çocuğumun çocukluğunu doya doya yaşaması ve olabileceği en iyi insan olarak gelişmesi için elimden gelenin en iyisini yapacağım der
Hüyükteki Nar Ağacını bir solukta okudum. Her zamanki gibi Yaşar Kemalin çok severek okuduğum bir kitabı oldu.. Kitabı okurken sanki Çukurovada yaşıyormuşum gibi hissettim. Yapılan betimlemeler anlatılan doğa olayları seni içine alıp sarıp sarmalıyor. Yaşar Kemalin betimleri yaparken o yöre özgü kullandığı kelimeler ise ayrı güzel.
Memed ve arkadaşlarının Çukurovada verdikleri yaşam mücadelesi anlatılıyor. Çaresizlik yokluk ölüm işsizlik onları zorlu Çukurova şartlarında( sıtmanın kol gezdiği, sivrisinekten geçilmediği, sarı sıcaklar…)iş bulmaya yönlerdir. Ama traktörlerin hayatımıza girmesiyle insan gücünün azaldığı işsizliğin arttığı ağaların daha acımasız olduğu bir dönem. En sonunda umudu Hüyükteki Nar Ağacında arıyorlar.