Fatih Süleyman Solak

Fatih Süleyman Solak
@Solomonss
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Charles M. Schulz
9/10 · 260 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Beyaz çiçeklerle dolu bir armut ağacının yanından geçtim. Ayışığıyla aydınlanan nehirde bir balık sıçradı. Her adımla hafifliyordum. Boğazımda bir duygu şişiyordu. Ne olduğunu anlamam biraz vakit aldı. O kadar uzun süredir yaşlı ve müsamahasızdım ki. Pişmanlıklar ve seneler beni yekpâre bir taş gibi biçimlendirmişti. Ama sadece döküldüğüm bir kalıptı bu. O biçimde kalmak zorunda değildim.
Sayfa 380 - İthaki·Kitabı okudu
... Elini ağaçlardan birinin gövdesinde gezdirdiğini hatırladım. En sevdiğim yönlerinden biriydi bu, dünyayı mücevhermiş gibi hayranlıkla seyretmesi, ışığı yansıtsın diye yüzlerini bir o tarafa bir bu tarafa çevirmesi. Ustaca yapılmış bir tekne, sağlam yetişmiş bir ağaç, iyi anlatılan bir hikâye, her biri onun için zevkti.
Sayfa 318 - İthaki·Kitabı okudu
Hava kırağı kokuyordu, gökyüzünden bir iki tanecik süzülerek indi. Aiaie'nin yamaçlarından binlerce, binlerce kere geçmiştim. Çıplak kollarını birbirine dolamış ak ve kara kavaklar. Kızılcıklar ve dökülmüş meyveleri hâlâ yerde büzüşmekte olan elma ağaçları. Belime gelen eğreltiotları, kuruyan tuzla ağarmış deniz taşları. Başımın üstünde aşağıya doğru dalan karabataklar dalgalara sesleniyordu. Ölümlüler böyle doğal harikaları değişmez, sonsuz diye nitelendirmeyi sever ama ada sürekli değişiyordu, gerçek buydu, kuşaklar boyunca durmaksızın akıyordu. Ben buraya geleli üç yüz küsur yıl geçmişti. Tepemde çatırdayan meşe ağacının fidan halini biliyordum. Kumsalda sular çekilip geri geliyor, kavisler her kış mevsimiyle değişiyordu. Kayalıklar bile değişmiş, yağmur ve rüzgârla, sayısız kertenkelenin çentik atan pençeleriyle çatlaklara sıkışıp filizlenen tohumlar oyulmuştu. Her şey doğanın nefesinin sürgit devam eden iniş kalkışlarıyla birleşiyordu. Ben hariç her şey.
Sayfa 293 - İthaki·Kitabı okudu
... Tanrıların ufkunu, etrafında nesillerin yükselip düşmesini seyretmenin getirdiği merhametsizliği tasavvur edemiyordu. Ölümlüydü ve gençti. Yavaş geçen bir öğleden sonra ona bir sene gibi geliyordu.
Sayfa 277 - İthaki·Kitabı okudu