Çocuk hata yaptığında bağıran bir anne, aslında çocuğunun duyması gereken vicdanın sesini bastırmış olur.
Oysa olumsuz bir davranışın ardından gelen suçluluk duygusu, değişim için en önemli etkendir.
Yanlış yaptığında bağırılan, azarlanan, dövülen, cezalandırılan bir çocuk, yaptığı davranışın bedelini ödediğini düşünür.
Bu düşünce, vicdan gelişimini köreltir.
Bu durum, sigara yasağına uymayan birinin sadece ceza parasını ödeyerek içmeye devam etmesi gibidir:
“Bu parayı öderim, sigaramı içerim” yaklaşımı gibi.
“Kardeşimin canını acıttım, karşılığında annem de benim canımı acıttı, ödeştik” diye düşünen bir çocuk, vicdanen kendini kötü hissetmeyecek; yaptığı davranışın gerçek suçluluğunu içinde hissedemeyecektir…