Bitirmek… Ne kadar kesin, ne kadar keskin bir kelime. Bir ilişkiyi bitirmek, bir konuyu bitirmek, bir kitabı bitirmek. Sanki bir çizginin sonuna gelmişiz de bir daha asla geri dönmeyecekmişiz gibi. Oysa bana göre bitirmek diye bir şey yok. Bitirmek sadece dilimizde, sözlüğümüzde var olan bir kelime. Çünkü gerçekten “bittiğini” sandığımız çoğu şey, bizde bir yerde kalmaya devam eder. Kimi zaman zihnimizde, kimi zaman kalbimizde, kimi zaman da ruhumuzun derinliklerinde.
Kalan izler bazen acı, bazen huzur, bazen de tatlı bir tebessüm bırakır. “Eksik kaldı” derler ya, aslında hiçbir şey eksik kalmaz, çünkü zaten hiçbir şey tam anlamıyla bitmez. Doğrusu şudur: Biz ya fazlasıyla kalırız o şeyin içinde, ya da yarım kalarak sürükleniriz. Bazen de bittiğini sandığımız şeyler aslında bizi bitirir. Biz ise ona “bitti” deriz, çünkü onunla yaşamaya devam etmek ağır gelir.
Bitirmek yoktur aslında. Devam eden, şekil değiştiren, içimizde yer bulan şeyler vardır. Ve biz, kalanlarla yaşamayı öğreniriz.
lizzie
Sizi iyileştirmek değil, sizin sürekli sağlık sistemlerine bağımlı olmanızı istiyorlar. "Tedavi ettik" dedikleri çoğunlukla hastalık olmayıp sistem tarafından sizlere vahim-ölümcül olarak anlatılan yapay durumlar.
Sayfa 123 - Kırmızı Kedi Yayınevi° 1. Baskı - Kasım 2019 İstanbul·Kitabı okudu