Gözlerinin açılmasından korkan insanlar büyüsünden kaçmak için ağaçları kestiler. Eskiden yürüdüğümüz yol da kaybetti ışığını, iki yanındaki dallar yapraksız kalmışlar. Mazinin toprağına gömüldü kimileri savaş alanlarında telaş sürerken. Mezar başlarında ağlayan yok, yalnız kılıç sesleri, bağırışmalar. Aynı yollardan yürüyen farklı ruhlar, bir bedende: savaşı kalbinde taşıyanlar. Özgürlük bu kalplerde tutsakmış bir zamanlar. Kırık parmaklıklar kanlar içinde şimdi, yüzememiş, batıyor. Güneş de batıyor ufukta ama gören yok, her yerde kara bulutlar. Özgürlük diyordum, bir sokak lambasından bana bakıyor. Kurtulanların gözleri gibi gözleri, mutluluktan ağlıyor.