Yerli halklara mensup aydınların bize öğrettiği şey de bu: kendimizi daha geniş bir canlı varlıklar kümesinin bileşenleri olarak görmeyi yeniden öğrenmemiz gerekiyor. Küçülme perspektifimizin merkezinde bu etik kavrayış yer almazsa hiçbir şey anlamamışız demektir.
Bana gelince, bir ölü gördüğümde, ölümü, bir gidiş anına benzetirim. Ceset ise, üzerimizden çıkardığımız giysileri hatırlatır. İçimizden biri çekip gitmiş, hem de o benzersiz, biricik giysisini yanına almadan.