Sonsuzluk ve Ötesi

En üstün cennet, Adn cennetidir, Adn, cennetin başkenti olduğu gibi insanların Allah'ı görmek için toplanacağı Kesib de oradadır. Adn, cennetler içinde en yüksek cennettir. Bu yönüyle 6, cennetler içinde hükümdarın sarayına benzer. Sarayın etrafını sekiz sur çevreler. Her iki sur arasında ise, bir cennet vardır. Adn Cennetinden sonra ise, Firdevs cenneti gelir. Firdevs, Adn cennetinin altındaki cennetlerin ortancası ve en üstünüdür. Sonra Huld cenneti, ardından Naim cenneti, Meva cenneti, sonra Selam diyarı (Darusselâm), sonra Mukame diyari gelir.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ya Rabbi! Dengelerimizi, rızana uygun davranma refleksi ile korumamızı nasip et. Dengelerimizi koruyacak akıl ve ruh olgunluğu nasip et.Rahatsiz eden yönlerimizi çevremizdekilere ulaşmadan fark etmemizi veya onlara ulaştıktan sonra fark etmişsek, onları iyileştirmek için elimizden geleni yapmamızı nasip eyle. İyi örneklerle karşılaştırarak bizleri ödüllendir ve onları fark ederek gerekli ilgiyi gostermemizi nasip eyle. Kendisiyle meşgul olup, önce zihnindekileri dogrultarak fiili duasını yapan ve kendisini düzeltmenin pek çok şeyi düzeltmek anlamına geldiğini anlayanlardan eyle cümlemizi...
Sayfa 204 - Hayat·Kitabı okuyor
Binaenaleyh sıradan insanlar -Allah'a hamdolsun- sağlam inanç sahibidir. Çünkü onların inançlarını daha önce belirttiğimiz gibi Yüce Kitab'ın zâhirinden almıştır ki , bu alış inancın kesin olmasını zorunlu kılar.
Sayfa 83
Allah ehline tahsis edilmiş ilmin etrafında döndüğü esas, yedi meseledir: Onları bilene hakikat ilimlerinden herhangi bir şeyi anlamak güç gelmez. Bu yedi mesele Allah'ın isimlerini bilmek, tecellileri bilmek, Hakkın kullarına şeriat diliyle olan hitabını bilmek, varlığın yetkinliğini ve eksikliğini bilmek, hakikatleri yönünden insanı bilmek, hayale dayanan keşfi bilmek, hastalık ve çarelerini bilmek. Bütün bu meseleleri kitabın marifet bölümünde zikrettik. Allah'ın izni ile oraya bakabilirsin!
Sayfa 82
Bilmelisin ki: Nefislerini yaratılış gayelerinden başka şeylerle meşgul eden sıradan insanlar değil de, kurtuluşlarını isteyen müminlerin seçkinlerinin takip ettiği Allah'a giden yol, dört kısımdır: Dürtüler, çağrılar, ahlâk ve hakikatler. Onları söz konusu çağrılara, dürtülere, hakikatlere ve ahlâka sevk eden şeyler ise üzerlerine farz kılınmış üç haktır: Allah'ın hakkı, nefislerinin hakkı ve yaratıkların hakkı, Allah'ın onların üzerindeki hakkı, herhangi bir şeyi ortak koşmadan, kendisine ibadet etmektir. Yaratıklarınki, herhangi bir (şeri) cezanın uygulanmasıyla ilgili şeriat emri olmadıkça, onlara hiçbir şekilde eziyet etmemek, şeriatın yasaklarının dışındaki işlerde imkân ölçüsünde ve kendilerini tercih ederek onlara karşı iyi davranmaktır. Çünkü (Hakkın) maksadına uymanın biricik yolu, şeriatın diliyle ifade edilmiş olmaktır. Nefislerinin hakkı, nefsi kurtuluş ve mutluluğunun bulunduğu yoldan başka bir yola kesinlikle sevk etmemektir. Nefs, kurtuluş ve mutluluğunun: bulunduğu yola girmeye direnirse bunun nedeni, bilgisizlik ve kötü doğadır. Çünkü inatçı nefisleri erdemli huyları kazanmaya taşıyan şey, din ve mertliktir. Dolayısıyla bilgisizlik, dinin zıddıdır. Çünkü din ilim demektir. Kötü doğa ise mertliğin zıddıdır.
Sayfa 80