Likyalı erkekler ölülerini gömerken, şeytan yüzlerini görüp sonradan kendilerine musallat olmasın diye kadın kılığına girip, yüzlerini gizliyorlardı. şeytan görsün yüzünü deyimi de buradan gelir...
alın bu bilgiyle n'aparsanız yapın şimdi...
Adolf Hitler, 17 yaşındayken haydarpaşa gar inşaatında alman işçi ve ustalarla birlikte 2 yıl çalışmıştır.
alın bu bilgiyi ortamlarda satarsınız...👌🏻
Atatürk'ün "Türk, öğün, çalış, güven" sözünde geçen "öğün" kelimesi övünmek anlamında değil, Orhun yazıtlarında Bilge Kağan'ın türklere hitaben söylediği "Türk, bodun, ertin, ökün" sözündeki "ökün" kelimesinden gelir ve "düşün, ders al" anlamındadır.
alın bu bilgiyi öpün!❤👍🏻
"Gamzedeyim deva bulmam" şarkısında geçen 'gamzedeyim' kelimesinin gamzeyle falan alakası yok, 'gam-zedeyim' anlamındadır (afetzede gibi)
alın bu bigiyi başınıza çalın! 🤓
"Kel alaka" sözündeki 'kel' Fransızca 'ne' anlamına gelen 'quel' kelimesinden gelir ve "ne alaka" anlamında kullanılır. zamanında her cümlesine Fransızca bir kaç kelime katıp artislik yapan bir oç tarafından türkçemize girmiş. 🧐
alın bu bilgiyi beyaz yakalıların kafasına atın!🥳👍🏻
RayBan markasını oluşturan kelimeler olan "ray: ışın", "ban: yasaklama" demektir. yani ışın yasağı (ışını defetme) anlamına gelir.
alın bu bilgiyi gözünüze sokun!
Tuvalet anlamında kullandığımız 100 numara ingilizcedeki "loo" kelimesinden gelir ve evet tuvalet anlamındadır. tamamen algı meselesi yani.
alın bu bilginin içine s!
Vatan yahut silistre oyununun gerçek adı "vatan" dır. uygulanan sansür nedeniyle bir süre "silistre" adıyla oynanmış, daha sonra sansürün kalkmasıyla kafa karışıklığını önlemek için "vatan yahut silistre" adıyla sahnelenmiştir.
alın bu bilgiyi edebiyat hocanızın kafasına atın!
Napolyon kirazı diye bir şey yoktur. kirazıyla meşhur Bursa
"Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması
... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey ; hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..."