Dışarıdan her ne kadar adaletsiz gözükse de doğanın kendi içinde kurduğu muazzam bir denge vardı. Bu dengeyi geri dönüşümsüz bir şekilde bozan tek canlı insandı. Dünya tarihi boyunca meydana gelen birçok salgın ve savaşla beraber insan sayısı bir şekilde dizginlenmişti. Ama artık sağlık sistemleri mükemmele yakındı ve devletler savaşmaktan kaçınıyorlardı. Çünkü savaş teknolojisi dünyanın sonunu getirebilecek tehli- kede silahlar içeriyordu. 1800'lü yılların başında 1 milyar olan dünya nüfusunun ikiye katlanması için tam yüz otuz yıl geç mişti. Ama 1930'larda çok sert bir kırılma ve yükseliş olmuştu. 1974 yılında 4 milyara ulaşan sayı, 2024 yılında 8 milyara çık- mıştı (46). İnsan nüfusunun toplamda 4 milyar olması binlerce yıl sürmüşken aynı sayıdaki insana sadece son elli yılda ulaşıl- ması ise dehşet verici bir gerçeği barındırıyordu.
Babasının anlattığı hikâyede, zamanın ve mekânın birinde turist bir dervişin evine girmiş. Merak etmiş bu derviş denilen kimseler nasıl yaşarlar diye. Eve giren turist oldukça şaşırmıs Çünkü neredeyse evin içerisinde hiçbir eşya yokmuş. Turist bü yük bir merakla sormuş dervişe. "Çok merak ediyorum, eşyala rınız nerede. Herhalde böyle yaşamıyorsunuzdur" diye. Bunun üzerine derviş turiste bakarak "Ey yolcu, bana soruyorsun ama senin neden eşyaların yok?" diye sormuş. Turist bu cevabı anlamsız bulmuş ve dervişin bunu görememesine de biraz canı sıkılmış. "Herhalde fark etmediniz ama ben şu an sizin topraklarınızda seyahat eden bir yolcuyum sadece. Neden eşyalarımı da yanımda taşıyayım ki?" Bunun üzerine gülümseyen derviş turistin gözlerine bakmış ve "Biliyor musun, seninle aynı nedenden dolayı eşyalarım yok. Çünkü dünya denen topraklarda ben de bir yolcuyum sadece" cevabını vermiş.
İlias o gün anlamıştı. Kısa bir süre geçireceği bu dünya üzerin-
de bir yolcuydu. Abartmamak lazımdı. O yüzden anlamsız bir şekilde gerçekte ihtiyacı olmayan bir sürü eşyayı üzerinde boş yere taşımak istemiyordu. Arkadaşlarına fikir vermesi açısından babasının bu güzel hikâyesini paylaştığı günden beri İlias'ın takma adı Derviş olmuştu. Modern Derviş İlias ya da Deep Web de- ki arkadaşlarının onu tanıdığı isimle Tesla Blue. Arkadaşları tam olarak ne yaptığını bilseler herhalde şok olurlardı. Sanal âlemin güçlü isimlerinden biriydi İlias. Ama insanların kullandığı sanal âlemin değil. Gerçek sanal âlemin. Yani internet denilen okyanus yüzeyinin derinlerindeki yaşam. İşığın ulaşmadığı karanlık taraf.