Hayalperest

Hayalperest
@Sossssbhj
Hayal etmediğiniz her şey imkansızdır...
9/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 22:29
Siz okumaya başlamadan önce spoiler uyarısı yapmak istiyorum. Eğer okuyacaksanız bunu bilerek okumanızı öneririm. Keyifli okumalar... Daha öncesinde neden okumadığımı düşündüğüm bir kitap oldu açıkçası. Sade dili, anlaşılırlığı ve konusu gayet net bir kitaptı. Birbirine zıt iki insanın tanışmasını ele alan bu kitap insanı gerçekten de karamsarlığa sürüklüyor. Bir cümle vardı: "Ruh hâli her sabah olduğu gibi karamsardı." (Sayfa 17) Bu cümle bile aslında belli ediyordu kitabın içinde barındırdığı karamsarlığı. Neyse devam edelim.. Kitap yalanlarla dolu dünyada bir gün hiçbir suç işlemese bile birilerinin üzerine iftira atabileceğinin farkına varan ve bu farkındalık sonrası herkesin kendisini yakalamak için onu gözetlediğini düşünen ve sonrasında akıl hastanesine yatırılan İvan Dmitriç ile hayatında acı kavramının bilincinde olmayan ve zamanla inandığı değerleri yitiren bir doktoru yani Andrey Yefimıç'i anlatıyor. Andrey mutluluğun insanın içinde olduğunu savunurken İvan bunun bir saçmalık olduğunu düşünüyor. Andrey'in İvan ile haddinden fazla görüştüğünü düşünenler onun da delirdiği görüşünü benimsiyor ve kitabın sonunda Andrey de akıl hastanesine yatırılıyor. Diğer hastaların aylarca hatta yıllarca dayandığı o acıya bir gün bile dayanamıyor. İşin özü şu aslında bence, o acıyı bilmeden yargılamak kolay fakat yaşaması oldukça zor. Acı çekmeden önce mutluluğu sadece kendi iç dünyana bağlamak kolay fakat acı çekince mutluluğun dış etmenlere de bağlı olduğunu anlıyor insan. Yani bana kalırsa her şeyden önce birini yargılamadan ya da biriyle aynı konumda olmadan o kişi hakkında yorum yapmayın.. Buraya kadar okuyup sabrettiyseniz teşekkür ederim açıkçası. Uzun zamandır inceleme yazmıyordum ve bu konuda yeterince yetenekli olduğumu düşünmüyorum. Bunu bilerek okursanız
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Koridor Yayıncılık · 202087,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 01:03
Herkese selam.. Bugün çok beğenerek okuduğum bir kitabı sizinle paylaşmaya geldim. Daha önce birçok kitabıyla dikkatimi çeken, sürekli kitaplarını okumak isteyip kendimi hazır hissetmediğim bir yazardı Ahmet Ümit. Yazarın daha önce hiç kitabını okumadığım için okuduğum kitabını beğenmeyip yazardan soğuma ihtimalinden korktum hep. Kendimi biliyorum, bir yazardan soğursam geriye dönüp kitabını okumakta gerçekten zorlanıyorum. Bu yüzden yazarın birçok kitabını inceleyip en çok ilgimi çekenini okumaya karar verdim. Tahmin edersiniz ki o da Kırlangıç Çığlığı oldu. Kitap gerçekten çok güzel ve gerçekçiydi. Sandığımın aksine çok akıcı ve anlaşılır bir dili vardı kitabın. O yüzden okuması çok zevkliydi. Kitabın konusuna gelelim yavaş yavaş:) Kitap 2012 yılında 12 cinayet işleyip ortadan kaybolan seri katil 'Körebe'nin tekrardan ortaya çıkmasını anlatıyor. Körebe sıradan bir seri katil değildir. Körebe'nin öldürdüğü kişiler daha önce birçok kez çocuk tacizinden tutuklanan insanlardır. Birçok kişi kendince Körebe'yi takdir etse bile şunu hatırlamalıyız. Bir insanı öldürme yetkisi insana verilmemiştir. Öldürmek çare değildir. Elbette çocuk tacizcilerinin hapse atılıp bir süre sonra çıkmaları ve ellerini kollarını sallayarak eskisi gibi tekrar çocukları taciz etmeleri canımızı yaksa da bunun yöntemi öldürmek değildir, olmamalıdır.. Yazarımızın böylesine derin bir konuyu çok ince bir şekilde ele alması benim çok hoşuma gitti. Hem polisiye okumak isteyip hem de böylesine hayatın gerçeklerini anlatan bir roman okumak istiyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız. "Eskiden de berbat bir yerdi dün­ya, eskiden de rezildi insanlar, şimdi de öyle. Belki daha da fena." Umarım beğenirsiniz.. Keyifli okumalar..
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,8bin okunma
Gecenin Gizemli Oyunu senin için başlıyor!
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2024 22:16
Uzun bir aradan sonra yine inceleme yazıyorum. Haydi bakalım:) Öncelikle küçük bir uyarıyla başlayalım: Kitabı elinize aldığınız an gizemli yolculuğunuz başladı. Önce elinize kitabı alacak sonra bir solukta okuyacaksınız. Sonra tedirgin olacak ve uyumamak için çabalayacaksınız... Fakat bir insan, en fazla kaç gün uykusuz kalabilir ki? Paradokya'ya gitmeye ve Paroksla tanışmaya hazır mısınız? O zaman yolculuk başlasın. Bir kitap ilk okunduğu zaman olayları bilmemenin verdiği heyecanla çok seri okunur. O yüzden bence kitaplar her zaman ikinci kez okunmalıdır. Çünkü ilk okuyuşunda heyecandan atladığın detaylar bu sefer ilgini çekecek ve aslında kitapta verilen ipuçlarını yazarın nasıl özenle kitaba serpiştirdiğini fark etmiş olacaksın. Bu yüzden sık sık önceden okuduğum kitapları okumaya özen gösteririm. Bu kitabı da 4 ya da 5 yıl önce okumuştum. Şimdi fark ettiklerimle yazarın kalemine bir kez daha hayran kaldım. Gerçekten sıradışı ve zekice kurgulanmış bir kitap okumak istiyorsanız kesinlikle okumalısınız. İçinde ki bulmacaları çözmekse ayrı bir keyif. Ayrıca kitabı küçük yaş (11-12) okuyucularda okuyabilir. Gönül rahatlığıyla ortaokul öğrencilerine okutabilirsiniz. Yeterince övdüğüme göre küçük bir özet geçmeliyim sanırım. Genelde çok spoi vermem, sadece üstünkörü bir kaç şey anlatırım yine de bir uyarı da bulunayım. Buradan itibaren küçük spoiler yiyebilirsiniz:) Hepimizin bilinçaltında bir sürü olay yatar. Kimilerinin travmaları vardır, kimilerinin korkuları, kimilerininse kaygıları... Geçmiş hepimizde iyi ya da kötü bir iz bırakır. Bu izler fark etmesekte hep bizimledir. Paradokya ise bu izlerle yani geçmişimizle yüzleşmemiz gereken bir zeka oyunudur aslında. Her seferinde üç kişinin eline -bir şekilde- gecenin gizemli oyununu anlatan bir kitap geçer. İnsanların
ParadokyaCem Gülbent · Timaş Yayınları · 20112,385 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2024 08:23
Yaklaşık 4 yıl önce ortaokuldayken okumuştum bu seriyi. O zamanlarda çok beğenmiş, hayranı olmuştum. Fakat o zaman merakla okuduğumdan olsa gerek çok hızlı okumuş, bir nevi sadece genel olaya odaklanmıştım. Şimdiyse ayrıntılar dikkatimi çekti. Yıllar önce gözden kaçırdığı ayrıntılar. Aslında bazı cümlelerin serinin diğer kitaplarına göndermeler içerdiğini fark ettim. O zamanlar anlamamış olsam da serinin diğer kitaplarına hakim olduğum için şimdi ister istemez fark ediyorum. Bu çok güzel, bence okuduğumuz birçok kitap ikinci kez okunmayı hak eder. İlk okuma heyecan barındırırken ikinci okuma farkındalık yaratır. Her neyse... Kitabın konusunu bilmeyen duymayan yoktur ama ben yine de anlatayım. Spoiler uyarısı veriyorum, sonra aman duymadım etmedim demeyin:) Ailesini bir trafik kazasında kaybettiğini sanan Harry teyzesi ve eniştesiyle birlikte yaşamakta. Bir gün kendisine gelen mektup sonucu sıradan biri -muggle- olmadığını, büyücü olduğunu öğreniyor. Hogwarts adında bir büyücülük okuluna gidiyor, olaylar bu şekilde başlıyor. Spoiler almayı sevmediğim gibi vermeyi de sevmiyorum. O yüzden çok spoiler vermemeye çalıştım fakat şunu söylemezsem çatlarım, kitap ters köşe yapıyor. Kitap boyunca bizi başka birine odaklıyor ve asıl kötüyü gölgeliyor. Tabii benim ikinci okuyuşum olduğu için çok etkilenmedim ama şunu da söylemeliyim. Yazar gerçekten bu konuda başarılı... Her neyse, daha fazla uzatmıyorum. Fantastik kitaplar insana her anlamda iyi geliyor. O yüzden olsa gerek bu aralar sürekli fantastik okuyorum. Umarım sizde okursunuz, keyifli okumalar...
Harry Potter ve Felsefe TaşıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202064,8bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2023 49. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2023 11:35
Yüreğimdeki acıyı kırılan kolun acısıyla değiştirmek için neler vermezdim. O kadar okuduktan sonra inceleme yapmasam olmazdı:) Spoiler vermek istemiyorum o yüzden yüzeysel olarak biraz bahsetmeyi düşünüyorum. Kitap kurgu olarak iki ayrı dünyayı ele alıyor. Bu dünyalarda biri yeryüzünde diğeri ise gökyüzünde. Biri büyünün gücüne inanıyor diğeri ise teknolojinin gücüne. İki dünya da birbirinden habersiz... Ta ki kaza sonucu kendini yeryüzünde bulan North'a ve onu görüp kendi kehanetinin parçası olduğunu düşünen Nimh'e kadar. Artık tesadüf mü dersiniz, kader mi dersiniz orası sizin bileceğiniz iş:) Arkasında muhteşem bir günbatımı vardı ama yüzündeki en ufak mimiği kaçırmamak için günbatımına bakamadım. Ehh, elbette her ne kadar fantastik bir kitap olsa da tabi ki içinde aşk bulunuyor. Ama bana kalırsa fantastik kitapların içinde ki aşk her zaman daha güzel oluyor. Düz aşk kitaplarında saçma sapan sahneler olabiliyor fakat fantastik kitaplarda ki aşk olaya küçük bir tatlılık katıyor. Tabi bu benim düşüncem. Neyse konuyu dağıtmayalım. Bana kalırsa kitap oldukça okunaklı ve güzel bir dille yazılmış. Bir bölümün Nimh'in ağzından diğer bölümünse North'un ağzından yazılması ise karakterleri anlamamıza yardımcı olmuş. Bunun yanı sıra yer yer güldürü ögeleri barındırması -Boş ver kalbimi, burada börek var! Onun dışındaki her şey bekleyebilirdi.- kitabı çok daha zevkli hale getiriyor. Neyse işte fantastik kitap okumayı seviyorsanız bence şans vermelisiniz, tabi yine sizin bileceğiniz iş.. Keyifli okumalar...
Gökyüzünün Diğer TarafıAmie Kaufman · Ephesus Yayınları · 2022559 okunma