İrem

İrem
@Soulwate
Kedilere bayılırım bir de tarihe
Terör büyük bir zücaciye dükkanını dağıtmaya niyetli bir sineğe benzer. Sinek güçsüzdür, tek başına bir fincanı bile hareket ettiremez. Bu yüzden kendine bir boğa bulur, kulağına girer ve vızıldamaya başlar. Boğa korku ve öfkeyle çıldırıp dükkanı altüst eder. Geçtiğimiz on yılda Ortadoğu'nun başına gelen de bundan ibaret. Radikal İslamcıların Saddam Hüseyin'i alt etmesi mümkün değildi. 11 Eylül saldırılarıyla kışkırttıkları ABD, onların yerine Ortadoğu dükkanını yerle bir etti. Şimdi de enkazın içinden yeşeriyorlar. Bizi ortaçağ günlerine sürükleyip Orman Kanununu geri getirmek isteyen teröristler aslında bunu gerçekleştiremeyecek kadar zayıflar. Bizi kışkırtsalar da nihayetinde her şey bizim tepkilerimizde bitiyor.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tarihte ilk defa çok yemekten ölen insan sayısı gıdasızlıktan ölen insan sayısından daha fazla. Enfeksiyona bağlı ölümler azalırken yaşlılığa bağlı ölümler giderek artıyor; askerler, teröristler ve suçlular tarafından katledilenlerin toplamından fazlası kendi canına kıyıyor. 21. yüzyılın başında ortalama bir insanın McDonald's menüleriyle tıkınmaktan ölme ihtimali kuraklık, Ebola virüsü ya da El-Kaide saldırısında hayatını kaybetme ihtimalinden çok daha yüksek.
Sayfa 14
Alıntı
Turancılık
"Turancılık" Türkçülüğün bir başka ismi değildir. Sadece, Ziya Gökalp’in ilk döneminde (ondan da önce Macar ırkçılarının) kullandıkları bir ülkünün adıdır. Türkçülüğün ancak bir ilkesini ifade eder; o da görüş ayrılıkları yüzünden farklı bir ideoloji gibi olmuştur artık. Türk Dünyasının, tek devlet halinde birleşmesini ilk ve esas hedef sayan, “Tek Devlet”li bir ideal. Oysa “Ortak Hareket şeklinde beraberlik” fikri Türk milliyetçiliğinin hedeflerinden bir tanesidir ve daha gerçekçidir. “Turancılık” ise gönlümüzde hep yaşayacak bir umuttur. Gök-Kuşağı gibi. Türkçülük, çok daha zengin boyutlu ve alanlı bir fikir sistemidir.
Sayfa 31
Arminius Vambery'nin Türk'ün yöneticilerine yazdığı mektupta şöyle yazıyordu: "Bedhah ve kasdi cehalet içinde kalan düşmanlarınızın sözüne kulak asmayınız. Türkler daha batmadı, batmayacaktır. Biliniz ki Buz Denizi'den Afrika'nın kuzeyine kadar yayılan koca cesur ve cömert bir millet böyle kolaylıkla harap olamaz. Şimdiki haliniz hastadır. Ancak şifası mümkün olduğundan bendeniz ümit kesmiyorum efendim."
Sayfa 12 - Önsözden
Alıntı
Askerler için ulusal çıkardan önce ulusal güvenlik ön planda gelir ve bu konuda sıfır hata yapmak isterler, bu nedenle her hatta güvenceyi görmedikleri sürece politik çözümlere yanaşmazlar.
Sayfa 59
Alıntı