Dertlerimiz aslında bir kağıt parçası kadar hafif. Onları büyüten bizleriz. Saçlarınız her şeyden daha değerli olsun artık. Sevginin ne olduğunu unuttuğumuz bu dönemde, nefretler ve kavgalar umarım son bulur. Çünkü bazen o kızdığımız insanlar, kızamayacak kadar yakınımızda olmayabilirler.
Kadın, Doğu toplumlarında, sözgelimi, sözde İslam toplumlarda din ve gelenek adına herkesten daha çok çileye ve acıya maruz kalmaktadır. Tahsil görmekten, birçok insani hak ve sosyal imkanlardan, kendini geliştirme ve eğitme özgürlüğünden, ruh ve düşünce gelişimini sağlamaktan mahrumdur. Hatta İsalm' ın kendisine tanıdığı hak ve imkanlar, bizzat İslam adına adına elinden alınmaktadır. Kadının toplumsal rolü "çamaşır makinesi", insani değeri de " çocuklarının annesi" seviyesine indirgenmiştir. Onun ismini dahi anmaktan utanç duyarlar. Bu nedenle kadınlar, küçücük çocuk dahi olsa erkek çocuklarının ismiyle anılır.
Barış dediğimiz şey insanların kavuşmak için çırpınıp bir türlü ulaşamadığı, hasretlik çekilen sevgili değil ki. İnsanlar gerçekte barışı istemediği için barış yoktur.
Erkekler genelde kadının kalbinin gizli odasına girmeyi başardıklarinda nihai büyük zaferi elde ettiklerine inanıp kendileriyle gurur duyarlar. Bir müddet sonra o gizli odanın içinde bir kapı daha fark edenler olur; bazıları o kapıyı açmayı başarır , gizli oda içindeki başka bir gizli odaya girmenin sarhoşluğunu, mutluluğunu yaşarlar. Ve nihayet kadının kalbî en ulaşılmaz sanılan noktasına kadar keşfedilmiştir işte! Bunu başaran erkek kendini yetenekli, şanslı sayar; haksız da değildir. Ama akılsızdır. Bilmez ki her kadın, kalbinde keşfedilen her gizli odanın hemen arkasına yeni bir gizli oda açar. Açar çünkü tehlike anında sığınabileceği yer burasıdır. Binlerce yıllık kadınlık deneyimi bize bunu öğretmiştir. Bir kadına sonsuz aşk beslemek isteyen erkek, bıkmadan usanmadan bu odaları keşfetmeye , anahtarını bulup içeri girmeye uğraşır. Bıktığı an aşk ölür. Bazılarıysa bir türlü giremediği bu odaların kapılarını yumrukla, bıçakla, mermiyle açmaya çalışır. İşte o zaman sadece aşk değil, kalp de ölür. Her gün yeryüzünde binlerce kadının kalbî böyle öldürülür.