Doğaya aykırı ve erdemlerden uzak yaşamak ise yanlış bir şekilde yaşamın kısa ve eksik olduğu algısı doğurur, oysa yaşam doğru değerlendirildiğinde insana yetecek kadar uzundur.
İnsan, yaşamıyla ilgili olarak çoğunluğun tercihlerini örnek alma zorunluluğu hissetmemeli, aklı temel almalı, akla karşı duran kalabalıktan kendini kurtarmalıdır.
Hafızam sıfır, sen anne sütüsün
Bozuluyor zaman geçtikçe yüzümün ütüsü
Kırışan alnımın isyanı dilden düşenlerdir
Kurtuluş yok, ölüm senden sen ölümden kötüsün.
Nietzsche ile tanışmak için çok yerinde bir eser. Birçokları için felsefe ve deneme yolunda üstat olarak nitelendirdiği Nietzsche eser boyu benzetmelere bürüyor bizi. Felsefenin dibine vuruluyor bu benzetmelerle. Eleştiri oku yöneltmediği pek az şey var belki de.
Mutlak mutluluk ve huzurun kapılarını açmak için nelerin önemli ve nelerin gereksiz olduğunu sivri bir dille anlatıyor yazarımız bu eserinde. Eserde yoğun bir anlatım mevcut ama bunun yanı sıra dili ağır bir dil değil. Yani bir Schopenhauer eseri okurken ki gibi zorlanmıyorsunuz eserin dilinde. Gayet anlaşılır sade bir dil kullanılmış. Bu noktada ayrı bir parantez de çeviriye açmak isterim. Çeviri gayet basit ve net. Anlam karmaşasına sokmuyor okurken sizi. Hatta Almanca deyim ve özdeyişleri çok güzel açıklanmış.
Benzetmelerden keyif aldığınız, hakikati Nietzsche'nin gözünden gördüğünüz ve bu gördüğünüz hakikati kabul ettiğiniz takdirde bazı gerçekleri suratınıza tokat gibi yediğiniz bir eserle baş başa kalmak isterseniz doğru adrestesiniz.
Keyifli okumalar...