Srcn

Srcn
Sınıf Öğretmeni
Yüksek Lisans
İstanbul
32 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı

Srcn

, bir kitap okudu
Puan vermedi·267 syf.·
2025 351. kitabı
Ülkü Tamer
7.8/10 · 572 okunma
Reklam
10/10
·687 syf.··
2025 6. kitabı
Cemil Meriç, Bu Ülke’de düşünce ve edebiyat dünyasına dair en keskin yargılarını aktarırken, kimi zaman bir cümleyle insanın iç dünyasını altüst eder. Onun, Dostoyevski’nin başyapıtı Suç ve Ceza hakkında söylediği şu söz, edebiyatın ruh üzerindeki yıpratıcı etkisini berrak ama acı bir ifadeyle dile getirir: “Suç ve Ceza’yı okumak kendini isteyerek hasta etmektir.” –Cemil Meriç, Bu Ülke Bu sözün yankısını, Cemal Süreya’nın kendi yaşamını birkaç kırık cümleyle özetleyen satırlarında buluruz: “1931 yılında doğdum… 1937 yılında annem öldü… 1944 yılında Dostoyevski’yi okudum. O gün bu gün huzurum yoktur… Biyografim bu kadar.” Her iki cümlede de ortak olan şey, Suç ve Ceza’nın bir roman olmanın ötesine geçen, ruhu dönüştüren bir tecrübe oluşudur. Dostoyevski, Raskolnikov’un zihninde gezinen vicdan muhasebesini ve suçun insanda açtığı yarayı öylesine derinlikli anlatır ki, okur farkında olmadan onun yükünü omuzlamaya başlar. Roman, bir cinayetin hikâyesinden çok, suçun ruhsal çürümesini, vicdanın kırılma anlarını ve insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesini anlatır. Tüm suçluların kendi vicdanlarında cezalarını bulduğu bir dünyaya...
Alıntı
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2025 23. kitabı
Yolunu kaybetmiş polisler… Kara para aklamak için vitrine konmuş güzellik merkezleri… Mafya savunuculuğunu meslek hâline getirmiş medyatik bir avukat… Ve neredeyse bütün suç örgütleriyle, suçlularla aynı karede poz vermiş bir bakan… Romanın dünyası, karanlıkla beslenen bu figürlerle örülmüş. Yazarın neredeyse bütün romanlarını okumuş biri olarak, bu hikâyenin diğer eserlerinin gölgesinde kaldığını hissettim. Ancak Başkomiser Nevzat, hâlâ kendine has duruşuyla beni içine çekmeyi başarıyor. Onun hikâyesini okumak, eski bir dostla sohbet etmek gibi…Tempolu kurgusu ve yüksek aksiyonu sayesinde sayfalar hızla çevrildi; roman bir solukta bitti. Doktor Nevres’in düşüncelerine ise katılmıyorum. Nevzat’ın da inandığı gibi: “Unutmak iyileştirir”
Alıntı
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
Bir ufka vardık ki artık Yalnız değiliz sevgilim. Gerçi gece uzun, Gece karanlık Ama bütün korkulardan uzak. Bir sevdadır böylesine yaşamak, Tek başına Ölüme bir soluk kala, Tek başına Zindanda yatarken bile, Asla yalnız kalmamak.
Alıntı
Sarışın Bir Kurda Benziyordu
Kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi Okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe’den Dünyanın en yıldızlı karanlığını. Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu. Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki Şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden Güzel ve rahat günlere inanıyordu Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında, Birdenbire beş adım sağında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar. O, saati sordu. Paşalar: ‘üç’ dediler. Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu. Bıraksalar İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe’den Afyon ovasına atlıyacaktı.
Alıntı