Daha dünyadayken dünyadan çıkmak gerek. Ölmeden önce ölmek gerek.
Ölümle gelen gelmeden, ölümün bütün şartlarıyla varoluşu kucaklar ve sararsan, ölüme en yaklaştığın yerde özleyişin gözden inci gibi yaşlarla aktığını görür ve gönlünün doğusundan sevgi güneşinin
yükseldiğini farkedersin.
Ah, bir sarkaç gibi bir ölüme, bir hayata gidip gelen ruhlarla, sadece biyolojik yaşantının içinde vakit dolduran ruhlar arasında ne büyük uçurum vardır !
Kontrolümüzün ötesindeki şeyler için endişelenmek hiçbir şey kazandırmaz.
Değiştirebileceğimiz ve değiştiremeyeceğimiz şeylerle ilgili net bir algımız olmalı. Böylece olumsuz duygulara teslim olmamak için direnebiliriz.