Fakat o sıralar başka bir hakikati daha fark etmiştim. Tarih, kimilerine sevgiyle yaklaşırken, kimilerine acımasız davranıyordu.Vatan düştükçe bazı insanlar yükseliyor, millet bahtına küserken bazıları şans atına binmiş koşturuyordu…
“Fransa değil burası Şehsuvar. Millet inkılap filan istemiyor esasında.Devletin geri kaldığını gören bizim gibi aydınların isteği bu .Devr-i İstibdatmış, Sürgünmüş, zulümmüş kimsenin umrunda değil. Fransa’da millet dökülmüştü sokağa.Bastille’i basanlar bildiğin işçiler, esnaflar, köylülerdi… Biz de ise meşrutiyeti ‘Çok yaşa padişahım’ diye kutluyor millet. Zor, çok zor iş Şehsuvar… Belki bir hayal. Umarım muvaffak oluruz ama hakikat olması çok güç bir hayal. Fakat çok kıymetli bir hayal, o yüzden asla vazgeçmemeliyiz bu idealden…”