“Demek korku sizin yönetim şekliniz,” dedi Selim, yutkundu.
“Evet,” dedi diktatör başını yavaşça sallayarak. “Aynen tanrı korkusu gibi ölüm olmasa Tanrı’yı kim takardı ki? Ama şunu unutma herkes korkar ama en çok kim korkar biliyor musun?.”
…”En tepedeki yalnız adam en çok o korkar.”
“Halkın beni sevmesine gerek yok,” dedi Diktatör, sesinde en ufak bir tereddüt yoktu. “Benden korksun yeter. İnsan toplumları başka türlü yönetilemez delikanlı. Baksana siz milyonlarcasınız bense hedefinizedeki tek kişi. Korkutmazsam nasıl durdurabilirim bu kitleyi? Nasıl yönlendiririm bu denli büyük bir gücü?”
…kalp her şeyi beyinden önce seziyor. Kalp, sadece kan pompalayan bir kas değil; Eski Mısırlılar haklıydı; o, ruhun bir parçası, korkunun ilk başladığı yer. Kötü bir şey olacağı hissi düşünceden önce geliyor; beyin korkuyu kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilenmeye başlamış oluyor.
Fakat o sıralar başka bir hakikati daha fark etmiştim. Tarih, kimilerine sevgiyle yaklaşırken, kimilerine acımasız davranıyordu.Vatan düştükçe bazı insanlar yükseliyor, millet bahtına küserken bazıları şans atına binmiş koşturuyordu…