" Bazen hüzünlü bir hevesle, günün birinde, bir parçası olmayacağım bir gelecekte bu sayfaları beğenenler çıkarsa, nihayet beni “anlayan” birine, içinde doğup sevilebileceğim gerçek bir aileye kavuşmuş olacağımı düşlerim..
Ne var ki, doğmak şöyle dursun, o zaman çoktan ölmüş olacağım ben... "
Sayfa 189 - Can Yayınları Şubat 2014 İstanbul·Kitabı okudu
Yağmurlu gün;
Havayı buğulu bir sarılık sarmış, kirli beyaz bir şeyin arkasından bakınca görülen, solgun sarıyı hatırlatıyor..
Kurşuniler arasında sarılar belli belirsiz. Ama kurşuninin solgunluğu, hüznünde biraz sarılık gizliyor...
Sayfa 189 - Can Yayınları Şubat 2014 İstanbul·Kitabı okudu
***
" Ölümden yapılmışız biz.. Hayat diye kabul ettiğimiz şey, gerçek hayatın uykusu, varlığımızın gerçek halinin ölümüdür...
Ölüler doğar, ölmezler.. İki dünyayı ters sırayla biliriz biz... Yaşadığımızı sanırken ölüyüzdür; ölümle pençeleşirken yaşamaya başlarız...
Hayat dediğimizle ölüm dediğimiz arasındaki ilişkinin aynısı, uykuyla hayat arasında da vardır.. Hep uyumaktayız ve bu hayat bir düştür, bir metafor olarak ya da şiirsel anlamda değil, gerçekten bir düş... "
***
Sayfa 180 - Can Yayınları Şubat 2014 İstanbul·Kitabı okudu
" İçimiz gibi dışımız da oyuk ve boştur, beklentilerin ve vaatlerin elinde oyuncaktır ikisi de...
Kapılarını dışarı kapatmış bir ruhun olanca sertliğiyle yazdım bu yapayalnız metinleri sayfa sayfa, her hecede yazdığımın değil, yazdığımı sandığım şeyin o sahte sihrini yaşadım!.. "
Sayfa 173 - Can Yayınları Şubat 2014 İstanbul·Kitabı okudu