Büyük Türk şairi Nâzım Hikmet'in on üç yıl, bir adli hata yüzünden hapiste tutuldugu hakkında, yetkili hukukçular tarafından açıklanan hakikat yurdumuzda ve dünyada büyük akisler doğurmustur. Durumun bir an
önce düzeltilmesi için elân harekete geçilmemesi, yetkili makamlar nezdinde yapilan, memleket içi ve memleket dışı, türlü müracaatların bir netice vermemesi
cemiyetimizi ağır bir sorumluluk altında bulundurmaktadır.. Basladığı ikinci açlık grevi ile Nâzım Hikmet'in her
saat ölüme yaklaşmakta bulunması karşısında Türk vatandaşı olarak, insan olarak, meslektaş olarak, yüklenilen soruma katılmadığımızı önemle belirtir ve bu maksatla 12 Mayıs tarihinden başlamak üzere iki gün aç durmaya karar verdigimizi umumi efkâra bildiririz...
İki günlük açlığı bir gün dahi aç kalmamış olanlar arasında bile, küçümseyenler çıkacaktır. Ama bunun bir kahramanlık olmadığını, sadece temsili bir hareket olduğunu, bu açlığa karar vermiş olan şairler de bilir.. Çünkü
bizim memlekette şairin günlerce aç kaldığı az görülen hallerden degildir..
Belirtmek istedigimiz ikinci bir nokta da bu hareketin siyasi bir hareket olmadığı, meslek kaygısıyla girişilmiş bir hareket olduğudur. Ayni haksızlığa bir baska büyük şair de uğramış olsaydı aynı işi yapardık...
Melih Cevdet
Oktay Rifat
Orhan Veli
Yaprak, 15.5.1950