"….ne kadar derin, ne kadar cesur olursa olsun insan aklının çözemeyeceğı bir çelişkiler kaosuna düşer! Dün arzuladığına bugün tutkuyla tükenene kadar ulaşırsın ve ertesi gün arzuladığın şey için kızarıp bozarırsın, sonra neden gerçek oldu diye hayata lanet edersin, bağımsız ve küstah adımlarla hayata atılmaktan, keyfi olarak istiyorum demekten kaynaklanır bu. İnsan el yordamıyla yürümeli, birçok şeye gözlerini kapatmalı, mutluluk mutluluk diye sayıklamamalı, mutluluk kaçtı diye homurdanmaya yeltenmemeli, hayat budur!
"Aşk denen şey bazen yürür, bazen uçar, bazen koşar biriyle birlikte, bir başkasıyla ölümcül yürüyüse çıkar; üçüncüyü buzdan heykele çevirir; dördüncüyü atar alevlerin içine. Birini yaralar, öldürür ötekini. Aynı anda çakıp sönen bir şimşeğe benzer. Geceleyin saklar şafakta zapt edilecek olan kaleyi. Çünkü dayanacak güç yoktur karşısında."
"Ne garip bir metin" dedi.
"Kim yazmış bunu?"
"Cervantes" dedim. "Yazdığı her şey doğru, fazlası yok,hatta eksiği var."