Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku . . .
Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları birlikte seveceğiz .
Eşine Sevgili Aliye’ciğim, kızına Miyop gözlerinden hasretle öperim sevgili kızım diye seslenen bir Sabahattin Ali’den bahsediyoruz.
Kürk Mantolu Madonna gibi bir şaheseri meydana getiren bir adamdan bahsediyoruz .
Takdir edersiniz ki böyle bir adamın eşine olan aşkını, özlemini ; kızına olan ilgisini dile getirirken edebi bir dilden faydalanmadığını düşünmek haksızlık olur.
“ Ali’ye bana böyle şeyler yazma . Sonra ben sana deli gibi âşık olurum . “( syf. 17 )
“ Sen en fena resminde bile güzelsin . Aliye sen her zaman herkesten güzelsin . “ ( syf. 21 )
“ Bütün hayatım müddetince senin yüzünde en ufak bir keder buruşuğu olmasını bile istemem . “ ( syf. 27 )
Diyen Sabahattin Ali’nin nişanlılık evresinden evlilik sonraki döneme kadar yazdığı mektuplardan oluşmaktadır .
Kitaba dair çok fazla olumlu beklenti içinde olduğumdan mıdır bilinmez, belirli sayfadan sonra olumsuz bir tutum içinde okudum kitabı .
Evleninceye kadar geçen, nişanlılık evresi mektuplarını gerçekten beğenerek, edebi yönden zevk alarak okudum . Ama evlendikten sonra yazılan mektuplar, gündelik hayatı ilgilendiren detaylar içermesi açısından beni kendine çekemedi. Beklentim edebi mektuplardı çünkü .
Yine de Sabahattin Ali’nin yaşadığı dönemi daha yakından tanımak isteyen okurlara önerilir . Kitapla kalın, iyi okumalar . . .