Sule Açık

Sule Açık
Kendine kaçmak; Yahut kaybolmak, Bilmediğin bir dünyada...
Psikoloji - çocuk gelişimi - hukuk
55 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·408 syf.··
2025 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 17:33
Yalom kendi hayatını anlatmış, otobiyografi tarzında bir eser. Eserlerini oluştururken hangi süreçlerden geçtiğini bölümler halinde tel tek anlatmış, her eseri için ayrı bir bölüm oluşturmuş. Varoluşcu terapinin yaşayan bir üyesidir, kitapta da sıkça bahsettiği değerli eşini kaybetmiş ve haricen kontrol ettiğimde gördüğümde aradan 5 yıl kadar geçtikten sonra 93 yaşında tekrar evlenmiş(biraz da magazin) yaşama olan tutkusuna saygı göstermek gerek sanırım. Yaşadığı süreçte büyük bir şöhrete kavuşmuş. Eserlerini düşünerek değil, senaryonun direk zihnine üşüşerek hazır halde yazdıgını ifade ediyor. Bu bilinçdışı değil de nedir? Varoluşçu felsefenin savunucu olan Yalom’da ben güçlü jungiyen yorumlanacak ögeler görüyorum. Ölümünden sonra eşi ile gömülmek istemesi?? Materyalist bir adam olmasına rağmen içinden gelen sese biraz odaklanması ne söylediğini anlamaya çalışması gerekmez miydi? Varoluşçu terapi şimdi ve geleceği merkeze alıyor ama geçmiş her zaman bizimle değil mi? Çözümlenip bizi esnetmek için orada durmuyor mu? Kurama dair eleştirilerinle beraber yaptım bu analizi. Yalom’un hayat hikayesini bu eserle anlayabiliyorsunuz ve de eserleri hakkında temelde bir fikir sahibi olmanızı sağlıyor olacak. Sağlıcakla!
Bir Psikiyatristin AnılarıIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınevi · 20174,860 okunma
Reklam
9/10
·392 syf.··
2025 11. kitabı
·
295 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 17:36
Başında inanılmaz bir heyecanla başlayıp sonunu getirmekte zorlandığım bir kitap oldu. Beden dili ve mimikler hep merak ettiğim bir konuydu, bu konuyu araştırdığım süreçte karşıma çıktı bu kitap. Lie to me dizisi ile tanıştım yazar ile. Sanırım çok da hazır değildim ki biraz takıntı oluşturdu üzerimde, mimiklere çok daha dikkat eder oldum, hafif paranoya oluştu insanlar ne düşündüğümü hissettiğimi anlayacak şekilde. İlginç bir şekilde kendimi gizleme isteği ve gizleyemediğim kaygısı oluştu. En ilgimi çeken nokta ise mimik analizin eğitimini bir saat bile alan kişilerde müthiş ilerleme olması oldu. Yani insanlarda bu altyapı mevcutmuş. Haricen kaygılı tiplerin iyi mimik okudugunu ve kacınganların mimik okumada (dikkat etmedikleri için) çok başarılı olmadıklarını öğrendim. Biraz kişisel hak ihlali gibi de bu kadar okunmak, ve okuyan kişi okunan kişi için de hayatın zorlanması anlamına geliyor gibi. İnsanlar her zaman çok da anlaşılmak istemeyebilir, kaldı ki duygular dolayısı ile mimikler düşüncelere dair net bilgiler vermedikleri için durum akıl okumaya dönüşebilir. Böyle riskleri ile beraber geldi kitap hayatıma. Yine de ilgimi çekti ve daha hazır hissettiğim bir dönemde yazarın diğer eserlerine ve mimik çalışmalarına dönecegimi biliyorum. İlgililerine tavsiye edilir.
Yalan Söylediğimi Nasıl Anladın?!Paul Ekman · Okuyan Us Yayınları · 2016317 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 10. kitabı
·
299 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 17:28
Kitabı beğendim, biyografi tarzında bir kitap. Baştan sona Jungun gelişimini anlatıyor. Kolektif bilinçdışını keşif sürecinde kendinden yani aklından şüphe edişi, gerçek akan dünya ile ailesi sayesinde onların varlıkları ile bağını koruyabilmesi beni çok etkiledi. Hayatını etkileyen birçok kişiyi de tanıma şansı elde ediyorsunuz. Jung’un mistik dünyasına ve kuramına dalmadan önce okunabilecek iyi bir temel kaynak olduğunu düşünüyorum. Artık kırmızı kitap ya da 4 arketipi daha iyi anlayabileceğimi düşünüyorum. Benim için iyi oldu. Çok uzun zaman aldı okumam, roman gibi çok akıp gittiğini değil düşündürücü bir eser olduğunu düşünüyorum. Hızlı okumaya çalışınca gözden kaçan noktaların sayısı artacaktır. Beni görünen dünyadan uzaklaştırdığını, mitlere merakımı artırdığını, görünmeyen gerçeğe olan tutkumun gerçek olduğunu (bir noktada) hatırlattı, diğer bu konudaki kaynaklarla bütünleştirdi fikrimi. Neden içimden gelen sesi takip etmem gerektiği konusunda ve bunu mantığımla anlayamasam da takip etmem gerektiği konusunda şüphelerimi yok etmeye yardımcı olduğunu söyleyebilirim.
Anılar, Düşler, DüşüncelerCarl Gustav Jung · Can Yayınları · 20131,457 okunma
5/10
·160 syf.··
2025 9. kitabı
Kitabı az beğendim. Dili çok yavan alıntı çok az, gerçek bir sanat eseri veya bilimsel eser olabilecek bir nitelikte değil, yaşadıklarını ve kendisini etkileyen kısımları elinden geldiği kadar anlattıgı bir kitap. Ayşe Duman ile yüzyüze görüştüğümüzde konuşmaya vakti olmadıgı için zannediyorum kitaplarını önerdi ilk bunu okudum ardından da "dolunayın özgür kadınları" nı okuyacağım. 1,5 2 gün gibi bir sürede hızlıca bitti zaten harfler büyük ve satır arası boşlukları fazla. Yazar kadın dogum uzmanı kendisine gelen hastalara tanı konulamadıgında aslında sebebin gayet psikolojik oldugunu farketmiş ve resmen bu noktada ilerlemelerini anlatmış kitapta. Açıkcası bir psikoloji lisansına sahip olması durumu gözümde daha etik kılabilirdi. Ama ben sözde egitimlerden, madalyalardan vs daha cok hakikatin peşinde olan biriyim ve bilginin kaynagının resmi yollar olması cok ilgilendiğim bir mevzu değil, halihazırda günümüzün diplomalı bilgisizleri ile dolu bir topluma geldiğimiz de göz önüne alınırsa hakikatin okullardan değil de hayattan geçtiğini fikrine daha çok hak verebiliriz. Ayrıntılı değil son derece özet geldi, regl agrısı ile ilgili bilimsel araştırma yapmak istiyorum ama araştırmama ekleyebilceğim bir kısım olmadı ne yazıkki... Genel bir fikir verdi. Muhafazakar düşünce yapısındaki insanların da ilgisini cekecektir eser mutlaka. Biraz da içerikten bahsetmem gerekirse... Kadın olmak, kadın olmayı reddetmek, kadın olmayı yük görmek, sırf kadın oldugu için kadınsı hallerden dolayı kısıtlanmak ve aşağılanmak kadının özünü incitiyor, yıpratıyor kadın kimliğimizle barışamadıgımızda ise vücut sinyal vermeye başlıyor. Örneğin PCOS, sebebi bilinemeyen mantarlar, sebepsiz kısırlık, hamileliğin gerçekleşmemesi, vajinismus gibi... Yazar özetle hastalarında bu durumların üstesinden
Koltuğumdaki KadınlarAyşe Duman · Timaş Yayınları · 2024162 okunma
10/10
·454 syf.··
2025 8. kitabı
·
205 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 17:48
Kitabı çok çok beğendim. Benim fizikle hiçbir zaman bir ilgim kavrayışım yoktu, olmadı, olmadıgını sanırdım. Bu kitabı okuyana dek... Fiziğin aslında birtakım anlaşılmaz formüller bütünü olmadıgını, yaşamın gizini ortaya koydugunu ve aslında bir cok alanla baglantısı da oldugunu anlıyorum. Bir alanda sonsuz bilgi bilmek değil artık günümüzün artısı, bir çok alanda bilip bunları bağdaştırıp bir problemi çözmek veya ürün ortaya koymak. Cok uzun sürdü okumam, yaklaşık 500 sayfa zaten ve bilmediğim kelimelerle dolu alanlari da vardı. Geleceğe dair kafamda temel bir şablon oluştu. Kanserin başlamadan tedavi edilebilecek olması en mutlu oldugum noktalardan. Ayrıca manyetizma çağı, nanoteknoloji, uzay gibi konulara bu kitap ile gerçekçi bir ilgi duymayı başardım. Jules verne gelecegi hayal edip yazan ve yazdıkları gerçekleşen yazarlardan. Kaku da onun izinden gitmek istemiş belli ki, iyi yapmış diyelim efendim. Cahilliğimizin ateşine bir nebze olsun su serpildi teşekkürler🩷
Geleceğin FiziğiMichio Kaku · Odtü Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. · 2016818 okunma
Reklam