Kimsenin doğurmadığı, benden başkasının katılmadığı, mutlak surette benim diyebileceğim, bağımsız gizli çekirdek nerede? Sahiden bir borç yığını, dev bir cüssesinin esiri bir zerreden gayrı bir şey değil miyim? Ve sahiden kendimizin zannettiğimiz yegâne şey “benlik” bütün öteki şeyler gibi, gururumuzun basit bir yansıması, bir kuruntusu mudur?
Somut gerçekler göz ardı edilemezdi. Felsefede, dinde, ahlakta ya da politikada iki kere iki beş edebilirdi, ama iş bir top ya da uçağın yapımına geldi mi iki kere iki dört etmek zorundaydı.