“Bir kadının ruhunun manzarası savaştaki bir dünya kadar hızlı değişebilir.”
II. Dünya savaşı döneminde Fransada yaşan iki kız kardeş.. İtaatkar Viann.. İsyankar Isabelle..
Savaş alevlenmeye başlayınca Viann’ın kocası cepheye çağrılır. Yine okuldan atılan Isabelle’in ise ablasının yanına gitmekten başka çaresi yoktur. Fakat iki kız kardeşin arası savaş yüzünden açılır.
Isabelle direnişe katılmanın bir yolunu bulacak, sayısız hayat kurtaracak ve imkansız bir aşka tutulacaktır.
Viaan ise, kocasının yokluğunda, yabancı erkeklerin işgal ettiği bir şehirde zulme, açlığa ve korkuya göğüs gerecektir…
Kitabı bitireli beş dk oldu, hiç ağlamamışım gibi, ağlamaktan başıma ağrılar girmemiş gibi duygusal müzik açtım ve yorum yazıyorum
Tüm yıldızları yolladım gitti bu kitaba
Isaballe ile başlayacağım. İlk sahnesinden itibaren sevdiğim ve okudukça inanılmaz yükseldiğim, müthiş, cesur, kahraman bir kadın Düşünce yapısını çok sevdim, dışına yansıttığı umursamaz ya da kırılmaz tavrının altındaki o inanılmaz hassas kalbini de içimde hissettim ve ilk andan beri ona sarılmak istedim Çok seviyorum, gerçekten.. Unutamayacağım kadın karakterlerden biri oldu
Viann.. Sinirlendiğim anlar için özür dilerim.. Cidden çünkü en çok onunla empati yapabildim. Gerçekleri kabul etmek istemeyen, göz ardı eden ve simsiyah olmuş dünyanın pembe olduğunu idda ettiği dönem oldu, çok kızdım ama sonradan anladım. Anladıktan sonra da yaşadığı korkunç şeyler oldu ve.. yani bir şey diyemiyorum ama ben kitabın başından beri Isabelle için çok ağlarım diye beklerken Viann beni inanılmaz ağlattı, onu da çok seviyorum Belki çok doğru bir tabir olmayabilir ama Isabelle fiziksel, Viann ise duygusal bir savaş verdi gibi hissediyorum
Kısacası bayıldımmm, kitabın genel duygusu çok yoğundu, zaten savaş okuduk ve kalbim