İnsan ait olduğu resimde ya güçlü ya da zayıf, ya çirkin ya da güzel, ya biricik ya da sıradandır. Ama ait olmadığı bir resmin içinde sıfatlarını kaybediverir. Bir de bakarsın ki, aslında o kadar güçlü değilmiş ya da o kadar zayıf. Ne o kadar çirkin ne de o kadar güzelmiş.
Bir insan, herhangi bir şeyi elde etmek için, herhangi bir şeyle uğraşırsa, o şey, onun vakti olmuş olur. Mesela; dünya ile uğraşırsa, vakti dünya; ahiretle uğraşırsa, vakti ahirettir. Sevinçte olanın vakti sevinç, hüzünde olanın vakti hüzündür.
Derler ki, bazıları sadece zifiri karanlık görürmüş aynada. Böylelerinin hafızalarından şüphe etmeleri yersizmiş. Çünkü tekleyen hafızaları değil, yürekleriymiş.