Oğuz Fırat

Oğuz Fırat
@Strabonunkitaplari
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 21:28
Uzun zamandır kitap incelemesi yapmıyordum fakat bu kitap için yapılmalı. Başta idealist bir kadın öğretmen olan Zehra’dan bahsetmek istiyorum. Görev bilinci olan, katı bir öğretmen. Bir telgraf ile banasının rahatsız olduğunu öğrenir. İlk başta umursamaz zira babası onun için zaten yıllar evvel ölmüştür. Fakat bir süre sonra İstanbul’a gider ama babası Müşrit Efendi ölmüştür. Zehra babasından çok çektiğini, ayyaş, hırsız vb adam olduğunu yazar. Beni en çok etkileyen ise yatılı mektepteyken uzaktan babasını görüp ondan uzaklaşmasıdır. Zira o zaman babası onun için utanç kaynağıdır ki çevresinde herkes onu yetim olarak bilir. Ama gerçek çok farklıdır. Kitabın son sayfalarında bu karşılaşmamın tesadüf olmadığını öğrenice gözlerim doldu. Neyse babası Zehra’ya bir sandık bırakır ve sandığın içinde bir hatırat vardır. Zehra merakına yenik düşer ve okumaya başlar. Sivasta başlayan bu hatırat İstanbul’da sona erer. Çok sevdiği annesinin, ananesinin gerçek yüzünü öğrenir. Teyzesinin eşi tarafından niye öldürüldüğü , ablasının ölümünün arkasında gerçek yüzüne tokat gibi çarpar. Babasının cenazesinin yanına giderek ağlar, öyleki ayaklarını öper. Fakat iş işten geçmiştir. Müşrit Efendi tek bir isteği vardı o da kızı Zehra’ya sarılmak, kucaklamak. Bu kitap benim ön yargılarımı kırdı. Herkese iyi okumalar.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
3/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 14:17
Kitabın isimler oldukça dikkat çekici: Derin Hoca, Şerbet Gelin, Derviş Dede, Selam Öğretmen gibi karakterler, hem geleneksel hem de anlam yüklü isimlere sahip. Hikâye, Derviş adındaki bir çocuğun doğumuyla başlıyor. Onun dünyaya gelişiyle gökyüzünde mekik şeklinde bir yarık oluşuyor ve ardından annesi Şerbet, Derviş’i dünyaya getiriyor. Ancak Derviş isminin ona ağır geleceği düşünülerek ona “Derı” denmeye karar veriliyor. Derı, doğduğunda fiziksel olarak diğer çocuklardan farklıdır; özellikle büyük bir kafası olduğu için çevresindekiler tarafından yadırganır. Ancak zihinsel olarak da farklıdır: Son derece zeki, hızlı konuşan, algıları keskin ve olayları hızla kavrayabilen bir çocuktur. Belli bir yaşa geldikten sonra köyünden ayrılarak bir mağarada yaşamaya karar verir. Bu mağarada son teknoloji aletler kullanarak dünyaya açılır ve internet üzerinden farklı bilgi ağlarına erişir. Yazar, bu noktada fiziksel veya zihinsel olarak farklı bireylerin toplum tarafından dışlanmasına ve onlara karşı duyulan acıma duygusuna vurgu yapmaktadır. Zamanla Deronun üstün zekâsı yetkililerin dikkatini çeker ve takibe alınır. Tendürek Dağı’ndaki mağarasına yerleşen Dero, burada mağaranın içine bir oyuk açarak dağın kalbine doğru ilerler. Bu yolculuğun sonunda yaratılış amacını öğrenir ve büyük bir sırrın farkına varır. Daha sonra askere giden Dero üstün zekâsı burada da fark edilir ve özel görevler için Ankara’ya götürülür. Asıl serüveni burada başlar. Ankara’da, ileri zekâsı sayesinde üst düzey yetkililer tarafından görevlendirilir ve dijital alanda birçok yenilik gerçekleştirir. Kitabın ana temalarından biri, insan ırkının yavaş yavaş sona yaklaştığı ve dünyanın bozulmaya yüz tuttuğudur. Yazar, bu durumu tersine çevirmek için Derdo gibi özel bireylerin yaratıldığını ve insanlığın
Yanardağın YankısıGülten Dayıoğlu · Yapı Kredi Yayınları · 202161 okunma
Kapitalizme Sert Bir Eleştiri
7/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2025 21:58
Paul Lafargue’ın Tembellik Hakkı adlı kitabı, kapitalist düzenin çalışma kültürünü eleştiriyor. Yazar, çalışma hakkı kavramının aslında bir hak değil, insanları sömürüye alet eden bir zorunluluk olduğunu savunuyor. Lafargue, insanların yaratıcılık ve kendini gerçekleştirme gibi insani değerlere ulaşabilmesi için boş zamana ihtiyaç duyduğunu, ancak kapitalizmin sürekli çalışmayı dayattığını belirtiyor. Sanayi Devrimi’nin getirdiği makinelerin işleri kolaylaştırması gerekirken, çalışma saatlerinin uzaması ve kötü koşullarda çalıştırılan işçiler, düzenin yıkıcı etkisini ortaya koyuyor. Kitap, “İşin Kutsanması” ve “Aşırı Üretimin Ardından Gelen” gibi makalelerle, çalışmanın kutsanmasını ve bunun insan hayatına olan zararlarını ele alıyor. Lafargue, bireyleri bu düzeni sorgulamaya ve çalışmama özgürlüğünü savunmaya çağırıyor.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Can Yayınları · 202013,3bin okunma
Ahmet Ümit’ten Üç Çarpıcı Cinayet Hikâyesi
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2025 19:43
Ahmet Ümit’in “Aşkımız Eski Bir Roman” adlı eseri, üç bağımsız cinayet vakasını bir araya getiren sürükleyici bir polisiye roman. Her bölüm, farklı bir cinayet hikâyesini anlatırken toplumsal eleştiriler ve insan ilişkilerine dair derin analizler sunuyor. Romanın ana karakteri Başkomiser Nevzat, bu karmaşık vakaları çözerken okuyucuyu İstanbul’un karanlık sokaklarında ve insan ruhunun derinliklerinde bir yolculuğa çıkarıyor. Birinci Bölüm: Aşkımız Eski Bir Roman Kitaba adını veren bu ilk bölüm, romanın en dikkat çekici kısmı olarak öne çıkıyor. Romanlardaki kadın karakterlere bürünmüş kişilerle birlikte olan zengin bir adam, bu kez ünlü bir kadın yazar olan Agatha Kriste kılığına giren biri tarafından öldürülüyor. Başkomiser Nevzat, cinayeti çözmeye çalışırken yozlaşmış aile ilişkilerine, sapkınlıklarla dolu bir dünyaya ve mesleki yetersizliklere dair keskin gözlemler yapıyor. Hikâyede katilin birden fazla kişi olma ihtimali, olayın gizemini ve sürükleyiciliğini artırıyor. Ahmet Ümit, bu bölümde ustaca bir kurguyla okuru merak içinde bırakmayı başarıyor. İkinci Bölüm: Overlokçu Kız İkinci bölüm, “Overlokçu Kız” başlığıyla karşımıza çıkıyor. Bu kısımda, hikâyenin başında katilin kim olduğu tahmin edilebilse de olayın töre cinayetlerine bağlanması ve bozulmuş aile yapısına yapılan vurgu, bölümü dikkat çekici kılıyor. Ahmet Ümit, toplumun kanayan yaralarından biri olan töre cinayetlerini cesur bir şekilde ele alarak, okuru derin bir sorgulamaya davet ediyor. Üçüncü Bölüm: Sergey Nikolayeviç Jerkovski’ye Ne Oldu? Son bölüm, kansere tedavi bulan bir akademisyenin İstanbul’da kaybolmasını konu alıyor. Bu hikâye, bilim dünyasının arka planına ışık tutarken sevgi, özlem ve insan ilişkilerinin karmaşıklığı üzerine dokunaklı bir anlatım sunuyor. Eskiye duyulan özlemi ve
Aşkımız Eski Bir RomanAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202331,4bin okunma
Geçmişten geleceğe aynı hırslar.
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2025 10:27
Karun ve Anarşist adlı roman, iki farklı zaman diliminde geçen olayları anlatır. İlk bölümde MÖ Lidya’da, ikinci bölümde ise 1979 sonrası Türkiye’de geçen olaylar konu edilir. Roman, geçmiş ile günümüz arasında bağlantılar kurarak güç, hırs, ihanet ve adalet temalarını işler. Birinci Bölüm (MÖ Lidya) Pers Kralı Keyhüsrev’in Medler’i yıktığı haberi Lidya Kralı Krezüs’e ulaşır. Krezüs, danışmanlarıyla birlikte bu duruma nasıl tepki vereceğini tartışır. Kahinlere danışmaya karar verir ve Delphoi’deki kahinin kehanetine göre savaşa hazırlanır. Bu süreçte altın madeni işletmelerinde çalışan Halludas, Kufu ve Mehte adlı üç genç, Namirek Usta’nın kızı Edusa’ya âşıktır. Edusa’nın sevgisini kazanma çabaları sırasında aralarındaki dostluk bozulur. Krezüs, Keyhüsrev’e karşı savaşı kaybeder ve Lidya işgal edilir. Bu esnada Kufu, bir hazineyi çalar ve suçu Halludas’ın üzerine atar. Mehte’yi öldüren Kufu, Halludas’ın hapse girmesine neden olur. Halludas, Namirek Usta’nın yardımıyla hapisten kaçar ve Edusa’yı kurtarmaya çalışır. Ancak Kufu’nun tuzağına düşer. Roman, Lidya’nın düşüşü ve karakterler arasındaki trajik olaylarla sona erer. İkinci Bölüm (1979 Sonrası Türkiye) Ufuk, Ethem ve Sadullah adlı üç arkadaş, sınıf arkadaşları Asude’ye âşıktır. Ufuk, bir hırsızlık sırasında Ethem’i öldürüp suçu Sadullah’ın üzerine atar. Sadullah, haksız yere hapse girer ve ağır işkencelere maruz kalır. Hapiste tanıştığı Mehmet ve Hüseyin Hoca ile dostluk kurar. Hapishanede yaşanan olaylar sırasında Sadullah suçsuzluğunu kanıtlar ancak parmakları kırıldığı için resim yapamaz hale gelir. Sadullah, memleketine dönerek hayata tutunmaya çalışır. Asude, Ufuk ile evlenmiş ancak Ufuk’un suçları ortaya çıkınca yalnız kalmıştır. Sadullah, Asude’yi bir gece kulübünde çalışırken görür. Roman, Sadullah’ın
Karun ve Anarşistİskender Pala · Kapı Yayınları · 20176,4bin okunma