Bu kitap, satranç oyununu bahane edip aslında insanın aklıyla, yalnızlığıyla ve geçmişiyle nasıl savaştığını anlatıyor. Nazi döneminde hapis kalan bir adamın, sadece bir satranç kitabıyla hayatta kalmaya çalışması... Ama bu oyun zamanla onun saplantısı oluyor. Aklını korumak isterken onu yitirme sınırına geliyor.
Zweig az sayfada çok şey anlatıyor. Satranç burada sadece taşlarla oynanan bir oyun değil, zihinsel bir hayatta kalma mücadelesi. Kitap hem düşündürüyor hem içten içe sarsıyor. Kısa ama etkisi uzun süren bir eser.
Satranç insan zihninin sınırlarını, yalnızlıkla başa çıkma çabasını ve travmanın ruh üzerindeki kalıcı etkilerini çarpıcı bir şekilde işliyir. Zweig basit bir satranç oyunu üzerinden, totaliter rejimlerin birey üzerinde yarattığı baskıyı ve içsel çöküşü anlatır. Dr. B’nin hikâyesi, yalnızca bir adamın satrançla kurduğu takıntılı ilişkiyi değil, aynı zamanda hayatta kalmak için insan zihninin nasıl kendine sığınaklar yarattığını da gösteriyor.
Güzel, okunur..