Çocukluğumda bir incir ağacı vardı Soğuksu yolunun taş duvarı üstünde. Babamla kıyıya inerken, dibinde durup ağaca bakardım. “Baba” derdim, “incir yok bu ağaçta.” “Var oğlum, var” derdi babam. Ben görmüyordum incirleri ama babam görüyordu işte.
Babam sadece incirleri değil, hayatta başka şeyleri de iyi görüyordu sanırım. Aksi takdirde tutuklanmazdı elbet.