Anneme Mektuplar

9,0/10  (1 Oy) · 
5 okunma  · 
2 beğeni  · 
608 gösterim
"Ağır bir taş gibi oturdu Anneme Mektuplar yüreğimin üstüne yıllarca. Eserin yayınlanmış şekli elime geçince ruh dinginliği içinde buldum kendimi "taş âniden kaldırıldı, yara kapandı, ve üstüme hoş bir hafiflik kondu" Bugüne değin söylemek istediğim şeyleri "beni mutlandıran, beni üzen, beni ayakta tutan ve yaşamama yardım eden şeyleri- Anneme Mektuplar'da söyledim."

Anneme Mektuplar'a döktüğüm sevgi ve heyecanı annem bana yirmi yıl içinde nasıl aşıladıysa, aynı sevgi ve heyecanı neredeyse kırkbeş yıl boyunca benden esirgemedi Regina. Sırf bu yüzden onun öğretmen Akimova'nın kişiliğinde kendini aramasını tabiî buluyorum.

"Ya Saf, ve Saf'ın annesinin kişiliklerinde kimler saklı?"

Edebiyat çevrelerinde çok tekrarlanan bir soru ve soruya ünlü bir cevap var: Floubert'e, Madame Bovary kim? Diye sormuşlar; Floubert de Madame Bovary beni'im diye cevaplamış soruyu. Şimdi ben kalkar da Anneme Mektuplar'ın Saf'ı (veya Topkayacı'sı) ben'im dersem, okur inanır mı acaba?..Oysa değilim O kişilikleri kendi ruhumda ve kendi içimde taşıdım uzun yıllar. Sonra başkalarının tanımaları gereğini duydum ve izledim, ve onları kendi ruhum ve dimağımdan çıkarıp okura sundum. Bu kadar. [C.Dağcı, Temmuz l988]"
(Tanıtım Yazısından)

Kitaptan 1 Alıntı

İrem 
07 Şub 15:54 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"...Benim için hayatta gerekli olan şeyleri sen bilemezsin! Yüreğimin acılarına dermanı ben kendimde buldum bunca yıl. Bu akşam da kendi ruhumda arayıp bulacağım..... Benim yalnızlığımı sen anlayamazsın....Çalma kapımı git! Yüreğim yorgun bu akşam git git git! Uyuyacağım...”

Anneme Mektuplar, Cengiz Dağcı (Sayfa 492)Anneme Mektuplar, Cengiz Dağcı (Sayfa 492)