Bir taraf Tanzimat herşeydir, Tanzimat her aşamada tanzimatlar gerektirmiştir ve bu bizim mevcudiyetimizi açıklar diyor, diğer taraf ise, Tanzimat bir şeydir, ama onun bir tazminatı olması gerekir ve bu tazminat ödenmedikçe toplumda meşruiyyet doğamaz diyor.
Bir ülkede enflasyonu durdurmayı başaracak bir güç doğmamışsa veya o ülkede enflasyonu azdırmak suretiyle güçlenen zümrenin borusu ötüyorsa o ülkenin dünya siyasetinde oynayacağı rol sürekli olarak başkalarının oynatacağı rol olacaktır. Bir ülke topraklarının çölleşmesine, eğitim kurumlarının sefaletine bir çare bulamıyor, daha korkuncu, çare aramıyorsa o ülkenin dünya siyaseti muvacehesinde "irade" sahibi olduğunu, olabileceğini söylemek saçmadır.
Fazla bir şey olmaz. Bu düzenden de fazla bir şey bekleme. Birileri vurulur, birileri öldürülür, birkaç kişi trafik kazası sebebiyle haklıyken suçlu bulunur. Başkasının yeğeni aklanmak için dosyalar karartılır. Sonuç olarak hapsi önce geçmişten silinir, ardından tarihin tozlu raflarında dahi bulunmaz.
"Sizler bu hayat neden böyle?" diye dövünürken tarihte birileri aklanırken, diğerleri asılırken anın akışında da bireyler kanunların trajikomik ikliminde ya sessizleştirilir ya da başka bir bahaneyle nezaretin yolunu tutar.
İnsanoğlu kendi açıklarını kapatmak için muhakkak kendine bir günah keçisi bulur.
Birileri zevkini farklı algoritmalar kullanarak birinin yumuşak, egzotik bedenini ve ruhunu gevşetirken, başka bir cinsiyette karşısındaki zaafiyetin bir bedelini almak için saflığını kullanarak haklılık paylarını geniş zaman diliminde -zekiliğin (esasında çakallık) seri fikirlerini tarayarak- ince eleyip sık dokuyup masum bir çareymiş gözyaşlarıyla karşısındaki insana düşüncelerini empoze ederek, malumuyla bir aşk hikâyesi savrulup gider.
İşte insanların anlamsız köklü serüveni, kapıp kaçmaca üzerine kurulmuş aciz bir hikâye.
Aciz bir hikâye dediğime bakmayın sakın. Aslında onurlu bir hikâye, bunu onursuzlaştıran da niyetsizlik. Yani art niyet.
Oysaki insan kusurlu canlıların en kusurlusu ve en yücesi. Bunu böyle yaratan varlık ne güzel bir varlık. Varlık olamaması insanın varlıksız davranışları.
Sükûnet