Sükûnet

Ne hoş bir kapak, camlı yanar dönerli ve de Aynalı
“Sevgili çocuklar! Bugünkü dersimizin konusu fotoğrafya. Önce fotoğrafyanın tarifini yapalım: eski Yunancada foton, ışık demektir, grafos da yazmak. Demek ki ne oluyor: ışığın yazması ya da çizmesi demek oluyor. Tabiatta serbest bir halde bulunan ışık, bazı metotlarla kâğıt üzerine yansıtılarak serbest halden bileşik hale geçirilir. İlk insanlar, bunu bilmedikleri için kalemle çizerlerdi. Bununla birlikte, eski Orhon Yazıtları’nı incelediğimiz zaman, Orta Asya’dakilerin de ışığın bu özelliğinden faydalanmayı düşünmüş olduklarını görüyoruz. Ne yazık ki teknik imkânsızlıklar ve bütçe yetersizlikleri, her hayırlı teşebbüs gibi bu araştırmanın da emekleme çağında kalmasına sebep olmuş ve MS. II. yüzyılın başlarında Orta Asya’yı ziyaret eden Fo-To-Çu adlı bir Çinli teknisyen, bu araştırmaların bir kopyasını yurt dışına kaçırmıştır. Deneylerine Çin’de devam eden Fo-To-Çu, on iki yıllık bir çalışmadan sonra, ışığın kâğıt üzerine çizmesini sağlamıştır. Ne var ki, son yapılan antropolojik incelemeler ve bu arada bazı yazıtların yeniden okunması, Fo-To-Çu’nun Moğol bir babadan dünyaya gelmiş olduğu ihtimallerini kuvvetlendirmiştir. Hatta, bundan iki yıl önce yapılan kazılar sırasında, biri Nevşehir’de, diğeri de Akkale’de ol mak üzere, yani iki yerde, Fu-Te-Ça adlı bir bilginin mezarı bulunmuştur ki bu şahsın, yukarıda sizlere bahsettiğim Çinli alim Fo-To-Çu olması kuvvetle muhtemeldir. Çin’de oldukça geliştirilen bu metot sayesinde Çinliler çini mürekkebiyle yazmayı bırakmışlar ve Avrupalılar daha kurşunkalemi bilmezken Foto Kalem kullanmışlardır. Fakat sonradan, bildiğiniz gibi, yobazlık ve gericilik Çin milletini ikiye bölmüş ve Moğolların bu icatta parmağı bulunması, sonunda Çinli ırkçıların Foto Kalemi yasak ettirmelerini sağlamıştır. Marko Polo, birçok değerli buluşla
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İlk gün koşa koşa eve gelmiş ve hemen babama yetiştirmiştim: ‘Baba, sen yanlış biliyormuşsun. Öğretmenimiz söyledi: biz mektebe değil okula gidiyormuşuz.’ Babam, okuduğu gazeteden başını kaldırdı, yorgun ve ilgisiz nazarlarla baktı yüzüme: ‘Dur bakalım hele,’ dedi. Dur bakalım heleOkul demek ekol demektir,’ dedi. ‘Fransızcadan bozmadır.
Edebiyat
Kötülükten ancak kötülük çıkar. Bayağılık insan ruhunu öldürür. Elbette, çok gelişmiş milletler, kötülükten de birşeyler çıkarıp, onu az gelişmiş milletlere ihraç etmek yolunu bilmektedirler.
Edebiyat
Ne demiş Ziya Paşa...” Selim: “Ne mutlu Türküm diyene, demiş.” Turgut: “Onu Namık Kemal söylemiştir. Ziya Paşa aynen şöyle demiştir: “Dîrahtı ferganiyi nüman eyledi nevser Tema-yı zur-u haltı kadar neyledi kevser.” {(Taze filiz, ağacı yüceltti; kevser bile zor ve karmaşık tadlar yanında bunun kadar etkili olamadı.)} ATAY burada hikayeye uyarlama yapmıştır)
Edebiyat
Ölmüş Ruhlar Aşkına.....
Bizde Ang losakson terbiyesimi var? Avam kamarasında mıyız ki en şiddetli tartışmalardan sonra bile iktidar ve muhalefet olarak meclisten kolkola çıkalım?”
Edebiyat