Sükûnet

Hiçbir insan seven bir insanın karşısında alakasız olamaz.
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Güzel göğsünüzün altındaki minimini kalbinizi görüyorum
Edebiyat

Sükûnet

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 benim içn ağırlıklı Türk Edebiyatı olacak. Bunu geçen sene düşündüm lakin psikoloji ve felsefeye doğru bir kayma oldu. 40 kitap tutmamdaki sebebim de biraz da çalışmlarıma da ağırlık vermem gerekiyor. Herkese bol kitap ve bilgi akışı-alişverişler...
2026 OKUMA HEDEFİ
11/40 kitap - %28 tamamlandı
11 kitap okudu
40 kitap
3.282 sayfa
1 inceleme
409 alıntı
6 günde 1 kitap okumalı.
Kendime birkaç Not
Kendimi sessizce izliyorum bazen. Ruhumu bedenimden ayırıp, kalan süre zarfında ne kadar ahmakça davranabildiğimden, en güzel hâllerime kadar her şeyi bir süzgeçten geçiriyorum. Sonra dönüp, nerede yanlış yaptığımı sorguluyorum. Ne tuhaf; insan hem muhteşem hem de dibe vurmuş hâliyle aynı bedende yaşayabiliyor. Pek sık olmasa da, bu iki figür zaman zaman anlaşabiliyor bile. Ama bazı şeylerin fazlalığı—mesela merhamet—elde tutulan hülyaları ister istemez öldürüyor. Avucunu açıp baktığında, kalbinin cankırıklarıyla dolu olduğunu görüyorsun. Kapatmaya kıyamıyorsun; açık bırakmaya da gönlün razı gelmiyor. Kişisel gelişimcilerin genellemelerle insanı anlatmasından, adına nefret demesem de, öteden beri hoşlanmam. Yine de tamamen haksız olduklarını da söyleyemem. Çünkü burada söz konusu olan, bir bireyin değişip yenilenme, kendini bulma ve kendi olabilme mücadelesidir. Ve bu mücadelenin sonunda, mutlu olmayı bekleyenlerin—oysa bunun sadece bir ihtimal olduğunu unutanların—hüzünlü şarkıları hiç susmaz. İnsan gelişir, değişir, kendini bulur; evet. Ama özgüvenin sunduğu o güven alanı, çoğu zaman daha büyük savrulmaların da kapısını aralar. Etrafındaki herkesin kendi savunma taktiklerini geliştirdiği, yalanın ve riyanın kol gezdiği bir dünyada, inanacak ve güvenecek kimse kalmaz. Böyle bir yerde özgüven, fayda sağlamaktan çok, alelade bir kusmaya dönüşür. İnsan, insanın vazgeçilmez mührüdür. Ama kırılan mühürden çıkan mektup, pusula; bireyin duygularını kimi zaman kamçılar, kimi zaman gıdıklar. Mühürlü zarflar kalp attıkça yenilenir. Ve hiç yorulmayan bir postacı, hayat boyu bu sirkülasyonu sürdürür.
Duygu ve Düşünce
Daha iyi, daha aydınlık bir yere varılacağına inanılmadan nasıl olur da bu yol yürünür? ... buraya bir fare gibi tıkılmış bekliyor. Neyi? Ölümü.
Edebiyat